Özel Elmas Life Polikliniği
Epilasyon Nedir?
Aslında gözümüzle dışarıdan görebildiğimiz tüyler canlı dokular değil, kıl kökleri tarafından üretilmiş cansız organik deri ekleridir. Oysaki deri ve bu derinin bünyesinde yer alan kıl kökleri çok yüksek metabolik aktivite gösteren ( kanlanan, oksijen harcayan, saç sentezleyen ) canlı yapılardır. Pek çok geleneksel epilasyon yöntemleri ( ağda, elektrikli epilatörler, jilet ) sadece tüyleri ortadan kaldırmayı hedefler, yani sebepten çok sonuca yöneliktir. Bu yüzden etkileri kalıcı değildir. Kalıcı epilasyonun amacı ise; sebebin ortadan kaldırılması, yani tüylerin üretimini sağlayan kıl köklerinin tahrip edilmesi suretiyle, istenmeyen tüylerin- kılların yeniden çıkmasını engellemektir.
Lazer ve Lazer Epilasyon Nedir?
Gözle görebildiğimiz ışık farklı dalga boylarındaki ışınları ihtiva ederken , lazer (LASER - Light Amplification by Stimulated Emission of Radiation) tek dalga boyunda yoğunlaştırılmış ışığı ihtiva eder. Bu özelliği nedeni ile uygulandığı bölgeye, noktasal ve kontrollü şekilde yüksek enerji transferi gerçekleştirebilmektedir. 1962 yılından beri tıbbi amaçlarla güvenli şekilde kullanılmaktadır. Lazer ışınını koyu renkli ortamlarda daha iyi soğurulduğu için enerjisini böyle ortamlarda daha iyi transfer edebilmektedir. Kıl köklerinde bulunan melanin pigmenti uygulanan lazer ışınının absorbe edilip kıl köküne ısı enerjisi olarak verilmesinin sağlar. Bu ısı enerjisi, kıl üretiminden sorumlu olan kıl kökünün tahrip olmasına dolayısıyla bu bölgede kalıcı epilasyonun gerçekleşmesine neden olur.
Lazer Uygulamaları Sağlığa Zararlı mıdır?
Daha öncede bahsettiğimiz gibi lazer teknolojisi tıbbın farklı alanlarında 50 yıla yakın zamandır kullanılmaktadır. Lazer uygulamaları kansere neden olmaz. Bu uygulamanın lenf damarlarına yada bezlerine, üreme organlarına olumsuz etkisi yoktur.
Uygun Ekipman, Sağlık Personeli ile Gerçekleştirilmeyen Uygulamalarda Ne Gibi Riskler Mevcuttur?
Lazer teknolojisi güvenli bir teknolojidir. Ancak bu noktada tıbbın genel kuralını tekrar hatırlatmakta fayda var. Doğru tedavi yöntemleri ( ilaç, cerrahi girişim yada medikal uygulama), doğru sağlık personeli tarafından, doğru ortamlarda, doğru sürelerde ve dozlarda uygulandığı zaman başarılı sonuçlar verir. Tercih ettiğiniz lazer merkezinde mutlaka laser tedavisine vakıf bir Plastik Cerrahi uzmanı yada Dermatoloji uzmanı bulunmalıdır. Bu şartlar sağlanmadığında:
1.Tedavi etkinliği düşük olabilir kalıcı epilasyon süreci hayal kırıklığı yaratacak düzeyde gerçekleşebilir.
2.Kıllanma tipine, anatomik bölgenin özelliği, cildin tipi, kıllın tipine göre uygun şekilde gerçekleştirilmeyen uygulamalar sonrası rahatsız edici cilt reaksiyonları, lekelenmeler.
3.Uygun şartlar sağlanmadan, uygun dalga boyu koruyucu filtresi kullanılmazsa gözde kalıcı hasar oluşabilir.
4.Uygun dozda ve tipte yapılamayan uygulamalarda yanıklar ve kalıcı izler meydana gelebilir.
Epilasyon amacı ile kullanılan farklı tipteki lazer çeşitleri; kişinin deri rengi, kılların rengi, kalınlığı, uygulamanın yapılacağı bölgenin kendine has özelliklerine göre farklı düzeylerde başarı gösterebilirler. Bu nedenle "tek bir kişide tek başına bir lazer çeşidi en uygun yöntemdir" demek pek gerçekci bir yaklaşım değildir. Farklı özellikteki lazer uygulamaları diğer tip lazer uygulamasının eksiklerini gidererek optimal sonuç alınmasını sağlar.
Lazer Epilasyon Uygulaması Öncesi Nelere Dikkat Edilmelidir?
1) Uygulama bölgesinde son 1 hafta içinde kökten kıl alma işlemi yapılmamış olunmalıdır.
2) Bazı lazer tiplerinde Lazer Epilasyon uygulanacak bölgelerin doğal yada yapay yollarda ile bronzlaşmamış olmalıdır.
NOT: Elmas Polikliniğinde merkezinde de kullanılan bazı lazer tipleri için kesin koşul değildir.
3) Lazer epilasyona hazırlık amacı ile ilgili bölgedeki kılları kendiniz temizlemeyiniz, bu hazırlık işlemi hijyenik şartlarda merkezimizde gerçekleştirilmelidir.
4) Uygulama bölgesinde kozmetik ürün varsa, uygun şekilde temizlenmelidir.
5) Cilt soyma ürünlerinin (peeling) kullanımına en az 2 hafta önce ara verilmiş olunmalıdır.
6) Bazı dermatolojik ilaçları kullananlar (Roaccutane vs), hamileler, sara,kalp pili olan hastalarda lazer epilasyon uygulanmaz.
Lazer Epilasyon Uygulaması Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?
1) Doğal yollardan ( en az 30 spf kullanmadan uygulama bölgesinin güneş ışığına maruz kalması, güneşlenmek ) yada yapay yollardan ( solaryuma girmek ) ultraviyole ışınlarına maruz kalmamak uygun olacaktır.
2) Her zaman kullanılan cilt nemlendiricileri cildinizin ihtiyacına göre kullanılabilirsiniz. Özellikle yazın gerçekleştirilen uygulamalardan sonra sorumlu doktorunuzun önereceği yüksek korumalı güneş kremleri ( 30- 50 spf ) kullanmalısınız.
3) Uygulamadan snra çok sıcak olmayan su ile banyo yapabilirsiniz. Beş gün süre ile cildinizde travma yaratacak ovalama işlemlerinden yada kozmetik amaçlı cilt soyma prosedürlerinden kaçınmalısınız.
Lazer Epilasyon Tedavisi Ne Kadar Zaman Alır ?
Uygulamanın süresi, gerçekleştirilecek alanın genişliği ile orantılı olarak artmaktadır. Tüm bacak yada sırt gibi büyük alanlar ortalama 2 saat; koltuk altı, bikini bölgesi, yüz gibi daha küçük bölgeler 10-15 dakika; bıyık, çene gibi küçük bölgeler 2-3 dakika gibi sürelerde taranmaktadır.
Etkili Bir Sonuç İçin Kaç Seans Gerekmektedir?
Belli bir bölgede bulunan kılların hepsi metabolik olarak aynı özellikte bulunmazlar. Yani bazıları aktif olmayan durumdayken ( telojen faz) bazıları oldukça yüksek metabolik aktivite ( anajen faz) göstermektedir. Lazer ışığı aktif aşamadaki kıl köklerini etkilemektedir. Bütün kökler aynı anda aktif olmazlar. Dolayısıyla pasif kökler, aktif hale geldiklerinde bunlara da uygulama gerekecektir.
Cilt Yenileme
Yaşlanma, güneşe uzun süre maruz kalma ve kalıtımın yanı sıra, beslenme, alkol ve sigara tüketimi de dahil olmak üzere hayat tarzı, yoğun ve aşırı stresli yaşam yüzün kırışmasına yol açar. Doğum kontrol hapları, hamilelik, kalıtımsal faktörler, güneş ışınları ve ultraviyole ışınlarının tahribatı (solaryum gibi..) sonucunda deride kahverengi lekeler gibi pigment değişiklikleri oluşur. İlk gençlik yıllarında çıkan aknelerde cilt yüzeyinde pürüzler, çukurluk ve akne lekeleri meydana gelir.
Yüzdeki ince kırışıklıklar, pigment sorunları ve aknelerin yol açtığı izleri yenileme teknikleri ile giderebilirsiniz. Bu tekniklerden her yaşta, kırışıklık ve lekelerle, izlerden kurtulma için hatta gençleşmek için de yararlanabiliriz. Bütün bu sorunlar cilt yenileme teknikleri (peeling) ile giderilebilir.
Cilt yenilemedeki esas amaç, cildin epidermis ve kısmen dermis denilen tabakalarının soyulması yoluyla alttan yeni hücrelerin oluşmasına zemin hazırlayıp cildin yenilenmesini sağlamaktır.
Kliniğimizde cilt yenileme için uygulanan teknikler:
-Kimyasal peeling
-Lazer tedavisi
-Cilt soyma işlemleri
Cilt Sıkılaştırma
İnsanın en önemli organı cilttir. Zaman içinde bu önemli organ değişime uğrayabiliyor. Elastikiyetini kaybedebiliyor. Cildin güçlü ve esnek kalmasını sağlayan çok önemli bir protein kolajendir. Kolajenin eksikliğine bağlı ve yapılanmasına bağlı olarak kırışıklıklar ortaya çıkmaktadır.
Kliniğimizde cilt sıkılaştırma için uygulanan tedaviler:
-Mezoterapi
-Radyofrekans
-Masaj yöntemleri
Vücut Şekillendirme
Skleroterapi Nedir?
Skleroterapi bacaklardaki varisleri tedavi eden bir yöntemdir. Sklerozan bir madde damar içine direk olarak enjekte edilir ve damar duvarlarında bir enflamasyon (iltihabi reaksiyon) meydana gelir. Varisler birkaç hafta veya ayda kaybolurlar. Geniş varisler de skleroterapi ile tedavi edilebilir, fakat bazen cerrahi daha iyi bir seçenektir. Bazen skleroterapinin ultrasonografi eşliğinde yapılması gerekebilir.
Tedavi Ne Kadar Sürer?
6-12 hafta ara ile yapılan birkaç tedavi gerekir.
Tedavi Ağrılı mıdır?
Seanslarda çok fazla iğne batırılmasına rağmen; iğneler ince oldukları için ağrı genellikle problem değildir. Bazen enjekte edilen ilaç damar dışına sızabilir, bu durumda deri kızarır ve hafif şişer, Birkaç saat sonra da kaşıntı başlar.
İşlem Sonrasında Bakım Nasıl Yapılır?
Enjeksiyon bölgelerine pamuktan pedler konup, sargılanır. Sonra da etrafına kompresyon yapan bir bandaj sarılır. Bu bandajlar işlem sonrası 7-10 gün kullanılır. İşlem sonrasında kişi günlük aktivitelerine hızla döner. Tedavi sonrası birkaç gün günde en az 30 dakika yürünmelidir. Ağır faaliyetler ise bu esnada yapılmamalıdır.
Tedavinin Yan Etkileri Nelerdir?
Ciddi yan etkiler nadirdir.
Lazerle Kılcal Damar Tedavisi
Vücutta kılcal damarlar oldukça yaygın görülen bir şikayettir. Kılcal damarların nedeni yoğun güneşlenmek, kortizonlu kremlerin uzun süreli kullanımı, rozase hastalığı ve hassas cilt olabilir. Bazı cilt hastalıkları (lupus, scleroderma) kılcal damarları çoğaltabilir. Lazerle kılcal damar tedavilerinde koyu ten rengine sahip kişilerde dikkatli olunmalıdır. Dikkatli ve ehli olmayan kişilerce yapılan lazer tedavileri sonrası yan etkiler görülebilir. Lazer tedavi sonrası kısa süreli ve geçici kızarıklık, hafif ödem görülebilir. Ancak 2-3 gün içinde geriler. Lazer tedavisi sonrası yüksek koruma faktörlü güneşten koruyucu kullanılmalıdır.
Selülit
Selülit özellikle kadınlarda görülen ve adiposit adı verilen derialtı yağ hücre gruplarının kan ve lenfatik dolaşımı bozmasıyla oluşan bir yapıdır. Kan ve lenfatik dolaşımı etkilenen bölgede zaman içerisinde yağ hücre gruplarının arasında oluşan fibrotik bantlar deride çöküntülere ve portokal kabuğu görünümüne neden olur.
Selülit oluşumu dolaşım bozukluğu ile başlar. Bunun sonucu damar duvarlarından sızan serum, doku aralıklarında toplanarak doku ödemini oluşturur. Ödem bir taraftan kan ile yağ hücreleri arasındaki iletişimin aksamasına ve yağ hücrelerinin metabolizmasının bozulmasına yol açarken, diğer taraftan bağ dokusunun yapısının bozularak, sertleşmesine yol açar. Bunun sonucu elastikiyetini kaybetmiş fibröz bantlarla çevrili, aşırı büyümüş yağ dokusu hücrelerinden meydana gelmiş nodüller oluşur. Bu nodüller deri yüzyinde portakal kabuğu görüntüsünün oluşmasına neden olur. Daha ileri aşamada sürecin devam etmesi ile birlikte nodüller birbirine yapışarak daha büyük nodülleri oluşturur ve cildin kapitone bir görünüm almasına sebep olur. Bu aşamada nodüllerin sinirler üzerine baskı yapması sonucu ağrı oluşabilır.
On kadından dokuzunda selülit problemi vardır. Hormonal nedenler: kadınlarda yumurtalıklardan salgılanan ve dokularda su tutma özelliğiyle selülit oluşumuna zemin hazırlayan folikülin(FSH) hormonunun aşırı artışı.
Genetik: Anne selülitli ise çocuğunda da selülit görülebilir.
Dolaşım bozukluğu (damar yetmezliği): Selülit ve damar yetmezliği birbirine paralel gider. Damar yollarında oluşan selülit damarları sarar, sıkar ve kan dolaşımını daha da zorlaştırır. Bunun sonucu varisler oluşur. Bu da, selülit, varis, daha ileri derecede damar yetmezliği olarak gittikçe ciddi boyutlara varır.
Çoğunlukla ergenlik, gebelik, menapoz gibi kilo alıp verme ve hormonal değişikliklerin yaşandığı dönemler yatkınlığı arttırır. Ağır, aşırı kalorili besinlerle düzensiz ve yanlış beslenme. Vücutta toksik etkiler oluşturan alkol, çay, kahve ve tütünün aşırı miktarda tüketimi. Hareketsiz bir yaşam.
Genelde uyluğun üst kısmı, dizin ve bileğin iç kısımları, kaba et ve baldırların arkası ve üst bacaklarda görülür.
Kliniğimizde sellülit için uygulanan tedaviler:
-Radyofrekans
-Mezoterapi
-Masaj yöntemleri
Kimyasal Peeling
Deriyi canlandırmak, gençleştirmek, görünüşünü iyileştirmek için bazı kimyasal solüsyonların uygulaması işlemine peeling adı veriliyor.
Bu tedavide cildin yüzeyel tabakaların ayrılmasına ve soyulmasına neden olan kimyasal bir asit uygulanır. Çok sayıda kimyasal peeling ajanı olmakla birlikte en sık kullanılanlar alfa hidroksi asitler(AHA), triklosetik asit(TCA), salisilik asit, fenol, jesner solisyonu ve kombinasyonlarıdır.
Aslında peeling’i yüzeyel peeling ve derin peeling olarak ikiye ayırmak mümkün.Yüzeyel peeling daha çok cildin daha bakımlı, daha sağlıklı gözükmesini sağlamak amaçlı uygulanan bir yöntemdir. Yüzeyel peeling deriyi canlandırmak için asit içeren bazı solüsyonların deriye uygulanmasıdır. Amaç derinin en üst tabakası olan epidermisin kısmi olarak kaldırılıp, alttan hasarsız yeni derinin gelmesini sağlamaktır. Cildin sadece üst tabakası soyulur, iyileşme uygulanan kimyasal solüsyonun konsantrasyonuna göre değişmekle beraber fark edilmeyecek kadar hızlıdır. Kişi uygulama sonrası hemen günlük yaşantısına dönebilir.
Birkaç seans gerekir. Yüzeyel peeling uygulamaları için günümüzde en sık kullandığımız madde alfahidroksi asitlerdir (AHA). Bunlar meyve asidi olarak bilinirler ve aslında birçok meyvede doğal olarak bulunurlar. Bunlardan en çok kullandığımız da şeker kamışından elde edilen glikolik asittir.
Derin peeling ise güneş hasarı sonucu oluşmuş ince çizgilerin hafifletilmesi, kalın çizgilerin inceltilmesi, akne tedavisi, akne izlerinin hafifletilmesi, cildin daha canlı ve parlak görünmesi ve ayrıca çeşitli cilt lekelerinin tedavisi için sadece uzman hekimler tarafından uygulanan bir yöntemdir. Genellikle triklosetik asit(TCA), fenol ve kombinasyonları kullanılır. Uygulama anında 5-10 dk sürecek olan hafif bir yanma hissi oluşabilir. Derin peeling’te genellikle 3-5 günde tamamlanan bir soyulma olur. Daha sonra uygulama bölgesinde zamanla normal cilt rengine dönecek olan hafif bir pembelik oluşur.
Kimyasal peelingin uygulanamayacağı durumlar da bulunuyor. Bu nedenle hekimin, hastanın vücudunda, peeling yapılacak bölgeyi dikkatlice muayene edip karar vermesi büyük önem taşıyor. Aktif herpes enfeksiyonu (uçuk) bulunan, kötü yara iyileşmesine meyli olan(keloid ya da hipertrofik skar), radyoterapi gören, siğil bulunan kişilerde kullanımı uygun değil. Kimyasal peeling uygulandıktan sonra o bölge güneşten korunmalıdır.
Özetle yüzeyel peeling cildi canlandırmak, derin peeling ise deriyi canlandırmak yanında güneş lekeleri, melesma gibi hormonal lekeler, akne izleri, ince kırışıklıklar ve cilt kalışmalarının tedavisinde de kullanılmaktadır.
Botox Nedir?
Botoks Clostridium botulinum adlı bakteriden elde edilen bir toksindir. Botoks, sinirler ve kaslar arasındaki uyarımı engelleyerek, kaslarda gevşemelere neden olur. Tıpta farklı alanlarda kullanılmakla birlikte plastik cerrahide, yüzde yaşlı görünüme ve kırışıklıklara neden olan mimik kaslarının, kontrollü ve geçici şekilde gevşetilmesi amacı ile kullanılır.
BOTOX Plastik Cerrahide Başka Amaçlarla da Kullanılmakta mıdır?
Botoks yüzdeki mimik kaslarının kasılmasına bağlı meydana gelen kırışıklıkların giderilmesi dışında aşırı terleme olan bölgelerde terlemenin geçici olarak azaltılması amacı ile de kullanılmaktadır.
BOTOX Kimler Tarafından Uygulanır?
Bu tedavi, uygulama konusunda deneyimli bir plastik cerrah yada dermatolog tarafından gerçekleştirilmelidir.
BOTOX Uygulaması Ağrılı mıdır?
Botox tecrübesi yaşayan hastalar genellikle bu süreci; tahammül edilebilir minimal ağrının olduğu bir tecrübe olarak nitelendirmektedirler.
BOTOX Etkisi Ne Kadar Sürer ?
Klasik bilgi olarak Botoks etkisi 4-6 ay kadar sürmektedir ancak birbirini takip eden düzenli uygulamalar sonucunda etki süresinin zamanla uzadığını gösteren çalışmalar mevcuttur.
BOTOX Yüzün Hangi Bölgelerine Uygulanır ?
Botoks uygulaması genellikle; yüzün üst bölgesinde burun kökü üzeri çizgiler, alın çizgileri, kaş çatma çizgilerinin ve göz kenarındaki çizgilerin (kaz ayağı) düzeltilmesinde çok etkili olmaktadır. Uygun noktalara uygulandığında kaşları kaldıran bir etki de oluşmaktadır. Yüzün alt yarısında daha nadir kullanılmakla birlikte dudak üzerindeki çizgilere ve boyundaki dikine bantlara uygulanabilmektedir.
BOTOX Yüzdeki Tüm Kırışıklıklar İçin Uygun Tedavi Yöntemi midir?
Botoks yüzdeki mimik kaslarının kasılması sonucu oluşan çizgilerin (dinamik çizgiler) giderilmesinde etkilidir. Ancak yüzdeki bazı çizgiler mimik kaslarının aktivitelerinden çok , zaman içerisinde deri kalitesinin azalması yada deri altındaki yumuşak dokuların hacimlerini kaybetmesi, yerçekimi etkisi ile yer değiştirmesi sonucu oluşabilir (statik çizgiler). Bu tür statik çizgiler mimik kaslarının kasılması ile doğrudan ilişkili olmadıkları için etraflarındaki kasların gevşetilmesinden çok, bu bölgede kaybedilen yumuşak doku hacminin yeniden kazandırılması yani dolgu maddelerinin kullanılması daha uygun olacaktır. Hatırlanması gereken bir diğer nokta dinamik olarak başlayan bazı çizgilerin zamanında müdahale edilmemesi sonucunda statik çizgileri de beraberinde getirebildiği gerçeğidir. Bu gibi durumlarda Botoks ve dolgu uygulamaları yakın bölgelerde kombine kullanılabilirler.
BOTOX Uygulanacak Kişiler Neden İki Kişilik Gruplar Halinde Davet Edilmektedir ?
Standart uygulama gerçekleştirilen hastalar için yarım flakon Botoks yeterli olmaktadır. Uygulama yapılan misafirlerimize tedavinin daha uygun maliyetle sunulabilmesi amacı ile bir flakon Botoks'un iki kişi tarafından kullanılması maliyeti yarı yarıya azaltmaktadır.
BOTOX Uygulamasının Yan Etkileri Var mıdır?
Botoks ehil ellerde uygulandığı zaman oldukça güvenli bir yöntemdir. Çok nadir olarak uygulama bölgesinde morluk oluşması ( kan sulandırıcı ilaç kullananlarda gözükebilir), şişlik ve göz kapağında kısmi düşüklük meydana gelmesi izlenebilir. Çok nadir gerçekleşen bu yan etkilerde kalıcı değildirler.
BOTOX Herkese Uygulanabilir mi ?
� İspatlanmış zararı bulunmamakla birlikte hamile ve emziren bayanlarda uygulama yapılmaz
� Sinir kas iletisi açısındansorunlu nörolojik hastalığı bulunan hastalarda uygulanmaz
� Belli ilaç gruplarını kullanan hastalarda Botoks® kullanılmamalıdır ( aminoglikozidler, streptomycin, tobramisin ve/veya gentamisin iğneleri), penisilamin, kalsiyum kanal blokerleri grubundaki kalp damar sistemi ilaçları.
BOTOX Etkileri Ne Zaman Fark Edilmeye Başlar ?
Botoks etkileri 3-7. günlerden sonra fark edilmeye başlanır ancak maksimum etkiye genellikle 10- 14. günlerde ulaşılır.
BOTOX Uygulaması Öncesi Nelere Dikkat Etmelisiniz ?
Botoks uygulaması öncesinde tıbbi açıdan bir engel yoksa ! kan sulandırıcı ilaçların kullanımı kesilmelidir. Ancak bu tip ilaçların kesilmesi tek başına hastanın kararı değil, hekim onayını da gerektirir. Bu nedenle hem kan sulandırıcı ilaca öneren hem de botoks uygulayacak hekim konu ile ilgili mutlaka bilgilendirilmelidir.
Uygulamaya kısa bir süre kala alkol alınmaması uygun olacaktır.
Yukarıda belirtilen bazı ilaçlar uygulama ile etkileşebileceği için, herhangi bir ilaç kullanan hastalar mutlaka uygulama yapacak olan hekimi konu ile ilgili uyarmalıdır.
BOTOX Uygulaması Sonrası Nelere Dikkat Etmelisiniz ?
- Yüzünüzde minimal düzeyde saatler içerisinde kaybolacak olan kızarıklar, şişlikler meydana gelebilir. İşlem sonrası lütfen yüzünüzü ovalamayınız.
- İşlemden hemen sonraki saatlerde başınızın kalp seviyesine göre yüksekte kalması, başınızı herhangi bir sebeple sarkıtmamanız uygun olacaktır.
- İlacın etkinliğini arttırmak için abartılı mimik hareketleri yapmanıza gerek yoktur.
- İşlemden sonraki 12 saatlik sürede mümkünse yüzünüzü yıkamayınız.
- Aynı gün içerisinde alkol kullanmayınız.
- Cilt gençleştirici kozmetik prosedürlerin uygulanmasını en az üç gün ertelemeniz uygun olacaktır.
Mezoterapi
Saç dökülmesini normal seviyeye indirmek, saçları daha kaliteli, daha parlak, daha canlı hale getirmek ve bir miktar da yeni saç çıkışını aktif hale getirmek için uygulanan bir yöntemdir.
Ortalama haftalık ya da on beş günlük peryotlar halinde 10 seans uygulanır. 6. ya da 7. seanstan sonra etkiler görülmeye başlar. Bazı hastalarda ayda bir idame tedavisi halinde tedaviye devam edilebilir. Ortalama etki süresi 3-4 yıldır. Çünkü saçlar bu süre içersinde yenilenir.
Saç mezoterapisi insülin iğnesinden daha ince özel enjektörler vasıtasıyla mezoterapi karışımının ciltin alt tabakasına yani saç köklerinin olduğu yere verilmesi işlemidir.
İşlem sırasında hafif bir rahatsızlık hissi duyulabilir. Bunu önlemek için öncesinde 5-10 dk buz tatbik edilir.
Saç mezoterapisi saçı korumak ve canlandırmak için bilimsel olarak en etkili bir yoldur. Dışardan sürülen losyon ya da şampuanlar saçınızı daha parlak ya da canlı gösterebilir. Ama saçınız bir gün sonra yine matlaşır ve kırılgan bir yapı gösterir. Çünkü saç köküne yani saçın büyüme merkezine etkili olmayan hiçbir şey saçta kalıcı bir düzelme sağlamaz. Dışardan sürülen bu tür saç bakım malzemelerinin ya da ilaçların emilip saç köküne ulaşması pek olası değildir. Aynı şekilde ağızdan alınan birtakım ilaçlarda saç köküne direkt etki yaratmaz.
Saçlarınızı dökülmeye karşı dirençli kılmak ve korumak, daha güzel gözükmesini sağlamak ve saçlarınızda bir miktar sıklaşma sağlamak saç mezoterapisi ile mümkün.
Radyo Frekans
Yağ dokusu ve Cilt Dokusunu “aynı anda tedavi” eden tek sistem.(Tek tedavi yöntemi)
Ayrı ayrı hem Unipolar hem de Bipolar Radyofrekans teknolojisini taşıyan, hedeflenen dokunun (bölgenin) kontrollü bir şekilde “yavaşça” ısıtılmasını sağlamaktadır. Böylece derin dermal ısınma sağlarken cildin yüzeyini korumaktadır. Tedavi sırasında ‘’İnfrared Termal Derece’’ yardımı ile cilt ısısı ölçümü kontrollü olarak yapılır. Bu sayede hem derin hem de yüzeysel sellülit bölgelerini tedavi edebilmektedir.
Radyofrekans su içeren bütün dokuları kontrollü bir şekilde çok derin dokulara geçmesine (veya iletilmesine) yol açmadan ısıtmakta. Çünkü Radyofrekans hücrelerdeki su moleküllerini harekete geçirmektedir. Bu teknoloji ile su düzeyi çok yüksek olan yağ hücrelerine ulaşılabilmektedir. Yani yağ dokusunu eritebilmektedir. Büyük (Geniş) bölgeleri kısa sürede tedavi edebilme imkanı sağlamaktadır.
Uygulama seansının bitmesinin ardından uygulanan bölgede yağ dokusundaki etkinlik belirli bir süre devam etmektedir.
Yüz ve vücut bölgelerinde uygulanan seans sayıları 6 ile 8 arasında değişmektedir. Ancak 1. seansın sonunda tedaviye olumlu cevaplar gözle görünebilmektedir. Bazı kişilerde, özellikle de sarkık bir cilde sahip olan kişiler ve ileri yaşlarda seanslar uzayabilir.
Standart olarak günde bir uygulama yapılmaktadır. Ancak kişinin ve bölgenin durumuna bağlı olarak haftada bir, üç haftada bir yapılabilir.
Hiçbir cilt tipi için sakınca teşkil etmemektedir. Bu nedenle yazın bronzlaşmayı getiren koşullarda bile tedaviye devam edilebilmektedir.
Doğal olarak uygulama sonraki etkiler, her türlü tedavide olduğu gibi kişiden kişiye değişiklik gösterebilmektedir. Tedaviden hemen sonraki süreçte deride hafif bir kızarma ve gerginleşme gözlenmektedir. Bu etki ise çok hızlı bir şekilde yok olmaktadır ve günlük faaliyetlere çok rahat bir şekilde devam edilebilmektedir.
Tedavi öncesinde ve sonrasında masaj yapılması, bol su içilmesi, spor ve diyet yapılması gibi yöntem ve davranışlar da tedavinin başarısını ve daha uzun süreli etki yapmasını desteklerler.
Karboksiterapi
Karboksiterapi, Karbondioksit (CO2) gazının tedavi amaçlı derialtına enjekte edilerek dolaşımın ve dokudaki bölgesel metabolizmanın hızlandırılması işlemidir. CO2 gazı, ilk olarak 1930 (Royat termallerinde, Fransa) yılından itibaren günümüze kadar tıbbın hizmetinde kullanılmaktadır. Tedavi hızlı, rahat, etkili ve cerrahi olmayan bir yöntem olarak kabul edilmektedir. Karboksiterapi özellikle "sellülit tedavisinde" son derece etkili bir yöntem olarak kabul görmektedir.
Karboksiterapi nasıl yapılır?
Uygulama son derede basit olmakla birlikte, karbondioksit gazının cilt altı doku içine 30G 'lik (0.3 mm) bir enjektörle enjekte edilmesi prensibine dayanır. Enjekte edilen gaz, yakınlardaki doku tarafından emilir (absorbe edilir).
Uygulama ile birlikte;
- Cilt altı mikrodolaşımda damar genişlemesi artar
- Kılcal damar kan akışı artar ve hızlanır
- Yağ eritici (lipolitik) etki oluşur
- Yüzeye yakın dokularda oksijen kullanma potansiyeli artar
- Su toplanmasının düzenlenmesi sağlanır (Fazla suların atılması ile)
- pH dengesi sağlanır
- Doku yenilenmesini uyarılır
- Adele, kas tonüsünün (sertliğinin) artışı sağlanır
- Hangi durumlarda kullanılır?
- Sellülit
- Lokal yağlanma
- Ameliyat ve yara izleri
- Stria (cilt çatlakları)
- Boyun, dekolte ve kol bölgesinin toparlanması
- El ve yüz cildinin toparlanması ve gençleştirilmesi
- Psoriasis
- Cilt ülserleri
Yaşlılık Lekeleri
Güneş lekeleri de denen bu yaşlılık çilleri ciltteki artan melanin üretiminden kaynaklanıyor. Güneşe mahruz kalmak kadar, diyet ( bazı araştırmalar fazla soya ve hormon takviyeli etinde bu durumu arttırdığını gösteriyor), doğum kontrol hapları ve hormon tedavisis de pigment üretimini hızlandıran faktörler.
Nd- Yag lazer söz konusu lekeler olduğunda en etkili lazerlerden biridir. Cildi soyarak etki ediyor. Genelde klinikler sadece tek bir sisteme yatırım yapıyorlar.
Bu yüzden her problem için yanı lazeri kullanıyorlar, Bu da her zaman etkili bir tedavi olmuyor. Bu yüzden de bir kaç farklı lazer sistemi olan bir kliniğe gitmek akıllıca olacaktır, böylece size en uygun tedaviyi seçme şansınız olur.
Kimyasal Peeling: Cilt Yenileme
İçinde alpha hidroksi asitler (AHA) bulunan peeling’ler cilde nufuz ederek, üst tabakadaki cansız, ölü deri tabakasını yok eder. Normalde cildin kendini yenileme döngüsü 38-32 gündür (bu süreç yaş ilerledikçe daha da yavaşlar), fakat AHA peeling bu işlemi hızlandıracaktır. Üç hafta ara ile yapılacak beş seans çok belirgin olmayan lekeler üzerinde etkilidir. Ayrıca cildiniz daha aydınlık ve canlı görünecektir.
Mutlaka hergün yüksek SPF’li bir güneşten koruyucu kullanmalısınız. Genelde cildin fazla tepki vermemesi için tedaviye küçük
konsantrasyonlarla başlayıp, zaman içinde arttırmayı tercih ediyoruz. |