Bil Tıp Polikliniği
Bil Tıp Polikliniği 1994 yılında kurulmuştur. Temel prensibimiz müşterilerimize dermatolojik, estetik ve kozmetik uygulamalar açısından sağlıklı, etkili ve ekonomik çözümler sağlamaktır.
Uygun cihazlar tarafından üretilen lazer ışını, vücutta istenmeyen tüylerden kurtulmanın en etkili yöntemlerinden biridir. Üretilen lazer ışığı cilde ve çevre dokuya zarar vermeden, kıl kökünün kendisini ve çekirdek hücreyi tahrip eder. Böylece tahrip olan kıl kökünden bir daha yeni kıl çıkamaz.
Lazer epilasyonda kullanılan birkaç yöntem vardır. Bu yöntemler lazer ışınının dalga boylarına göre sınıflandırılır. Lazer epilasyon için kullanılan cihaz: Alexandrite Lazer (755 nm) çalışan cihazlardır. Farklı dalga boylarında çalışan epilasyon lazerlerleri de olabilir, fakat piyasada çok rastlanmamaktadırlar.
Birde IPL (Intense Pulse Light) teknolojisi ile çalışan cihazlar vardır. Ancak isminin açılımından da anlaşılacağı gibi bunlar lazer cihazları değil yoğunlaştırılmış ışık teknolojisini kullanan foto epilasyon cihazlarıdır. Bunun için kesinlikle lazer cihazı olarak kabul edilemez.
Diğer epilasyon yöntemleri arasında iğneli epilasyon, ağda, cımbızla alma, foto epilasyon, vb. sayılabilir.
Lazer Işınının Epilasyon Etkisi Nasıl Oluşur?
İstenmeyen tüylerin lazer ile yok edilmesi yönteminde temel prensip; kıl ve kıl kökünde bulunan, kıla rengini veren melanin pigmenti ile ışığın etkileşimidir. Melanin, üzerine düşenlazer ışınını absorbe eder. Absorbe olan ışın, ısı enerjisine dönüşerek kıl kökünü tahrip eder.
Kalıcı lazer epilasyon ( lazerli Epilasyon ) yöntemi için lazer ışınının cildin derinliklerine nüfuz ederek kıl köküne ulaşması ve ısı enerjisine dönüşerek köke hasar vermesi gerekir. Kıl kökleri, vücudun çeşitli yerlerinde değişmekle birlikte yüzeyin 2-5 mm altındadır. Epilasyon amaçlı geliştirilen cihazlarda, ışının -dalga boyu- cilt altında ulaştığı mesafenin bu sınırlar içinde olması gerekmektedir.
Lazer epilasyon ( Lazerli Epilasyon ) `da seçici fototermoliz denen yöntem kullanılarak melanin taşıyan kılı yok etmeye yetecek, ancak çevredeki dokuya zarar vermeyecek ölçüde lazer ışını gönderilmektedir. Bu nedenle güvenli ve etkili bir epilasyon için, cilt rengi; kıl rengi, kalınlığı ve yoğunluğu dikkate alınarak cilde gönderilecek enerji değerini ve gönderilme süresini belirlemek büyük önem taşır. Gelişmiş lazer epilasyon teknolojilerinde kişinin cilt ve kıl özelliklerine göre özel ayarlamalar yapılmasını mümkün kılan gelişmiş bilgisayar sistemleri bulunmaktadır. Kişiye ve bölgeye özel en efektif dozların uzman doktorlar tarafından belirlenmesi gerekmektedir. Zira işlemin olması gerekenden düşük dozlarla uygulanması seansların uzamasına, tam tersine yüksek olması ciltte yanık ve lekelenmelere yol açmaktadır.
Lazer Epilasyon' da Ten Rengi Önemli midir?
Lazer epilasyon ( Lazerli Epilasyon ) yöntemi, beyaz tenli ve koyu renk tüylü kişilerde etkinliği daha yüksek olan bir yöntemdir. Bu özellikteki kişilerde dokuya hasar vermeden yüksek dozlar kullanmak mümkün olacağından ve kıl kökleri de koyu renkli olduklarında ışını daha fazla absorbe edeceğinden tedavi, seans sayısı bakımında daha kısa sürede tamamlanmaktadır. Lazer cihazlarında, kişiye ve uygulama yapılacak bölgeye özel ayarlamalar yapabilme imkanı olduğundan, cilt rengi esmer olan kişilerde, bronz tenlilerde hatta zencilerde bile, dozlar cilde zarar vermeyecek seviyelere indirilerek uygulanmaktadır.
Lazer Epilasyon'da Neden Birden Fazla Seans Gereklidir?
Vücut kılları anajen, katajen ve telojen olarak adlandırılan üç gelişim evresinde bulunur. Her kıl bu evrelerden, birbirinden bağımsız farklı zamanlarda geçmektedir. Lazer epilasyon ( Lazerli Epilasyon ) sadece anajen (aktif) dönemdeki kılları etkiler. Bu nedenle tek seansta uygulanan bölgedeki tüm kılları yok etmek mümkün olmamaktadır. Tedavi süreci için (1-1,5 yıla yayılmış olarak) vücut bölgelerinde ortalama 5-6 seans; yüzde 7-8 seans denenebilir.
Lazer Epilasyonda Seans Aralıkları Nasıl Olmalıdır?
Epilasyon işleminde seans sıklığı yüz bölgesinde 1-1,5 ay, vücut bölgelerinde 2-2,5 ay'dır. Tedavi ilerledikçe seans aralıkları uzamaktadır. Örneğin üçüncü - dördüncü seanstan sonraki uygulamalara daha seyrek aralıklarla gereksinim duyulmaktadır.
Lazer Epilasyon'da Seanslar Ne Kadar Sürer?
Lazer epilasyon ( Lazerli Epilasyon ) yönteminde çok kısa sürelerde, büyük alanlarda çalışma yapılabilir. Her seans uygulama yapılacak bölgenin genişliğine göre farklı sürede tamamlanır. Örneğin, komple bacaklar, sırt gibi büyük alanlar ortalama 2-2,5 saat, koltuk altı, bikini bölgesi, yüz gibi daha küçük bölgeler 10-15 dakika, bıyık, çene gibi küçük bölgeler 2-3 dakika gibi sürelerde taranmaktadır.
Lazer Epilasyonun Yan Etkisi Var mıdır?
İşlem, hastanın cilt ve kıl tipine uygun enerji değerleri ile yapıldığında lazer epilasyon ( Lazerli Epilasyon ) `un kalıcı yan etkisi yoktur. Uygulama sonrasında kısa süreli olarak, hafif bir kızarıklık, kabarıklık ve yanma görülebilir ki bu da tedaviden sonraki birkaç saat içinde kendiliğinden geçmektedir. Çok hassas ciltlerde kızarıklıklar 2-3 gün devam edebilir.
Lazer Epilasyonu Kimler Uygular?
Lazer epilasyon ( Lazerli Epilasyon ) uygulamasının güvenli ve etkin bir şekilde yapılması için kişinin kıl ve cilt tipine göre değişen değerlerle yapılması büyük önem taşımaktadır. Güvenli, kalıcı ve kısa sürede tamamlanan bir tedavi için cilde gönderilecek ışınının dokuya zarar vermeden kıl kökünde maksimum tahribat yapması gerekmektedir. Buna göre ışının jul cinsinden enerji değerleri ve milisaniye cinsinden gönderilme süresi ve sıklığı kişinin cilt rengi, kıl rengi, kıl kalınlığı ve yoğunluğuna göre farklılık göstermektedir. Bu nedenle lazer uygulamaları hekimler tarafından yapılmalıdır.
Gelişmiş Teknoloji:
Epilasyon işlemi, cihazın bilgisayar sistemi rehberliğinde yapılmakta, hastanın cilt ve kıl tipine göre ışığın enerjisi ve gönderilme süresi - sıklığı arasındaki ilişki otomatik ayarlanmaktadır. Kısa Sürede Sonuç: Lazer bir saniyeden kısa bir sürede yüzlerce kıl folikülünü yok edebilecek teknik kapasiteye sahip bir cihaz olduğundan epilasyonişlemi kısa sürede tamamlanabilmektedir. Diod lazer vücudun tüm bölgelerindeki kıllar üzerinde etkilidir. Cihazın ucundaki aktif soğutucu sayesinde işlem öncesi, sırası ve sonrasındaki rahatsızlıklar en aza indirilmekte ve dokuya zarar verilmesi engellenmektedir.
Lazer cihazında üretilen lazer ışınları bir el aleti ile cilde uygulanır. Cide uygulanan ışınlar kılın yapısında bulunan ve siyah rengi veren melanin ismindeki boya maddesine tutulur. Tutulan ışık kılda ısı enerjisine dönüşür. Kıl köküne iletilen ısı mili saniyelik bir sürede kıl kökünü tahrip eder. İş de bu anda hafif bir iğne batması veya paket lastiği çarpması hissinde hafif bir acı duyulur. enerjinin tamamının kıl tarafından tutulabilmesi ve uygun dozda lazer uygulanabilmesi için cilt renginin açık olması avantaj sağlar. Kıl ne kadar koyu ve kalınsa epilasyon o derece başarılı olur.
Epilasyon için kullanılan en yaygın sistemler 810 nm diot lazer, 755 nm alexsandrite lazer, 1064 nm ND:YAG Lazer ve geniş dalga spektrumlu IPL (intense pulse light) sistemleridir.
Son yıllardaki bilimsel çalışmalar doğru dalga boyu verebilen ve yüksek teknoloji içeren cihazlarla yapılan karşılaştırılmalı çalışmalarda histopatolojik sonuçlarda anlamlı derecede fark olmadığı ve uzman kişiler tarafından uygulandığı taktirde eşit ölçüde başarıya ulaşılabildiği anlaşılmıştır.
-- Peeling --
Derinin yüzeyel tabakasında bulunan ölü deri deki lekelerin temizlenmesi ve ciltdeki kollogenin uyarılmasıyla daha parlak ve daha sıkı lekesiz bir cilt amaçlanır.
Meyve asitleri ile yapılan kimyasal peeling kliniğimizde daha çok tercih edilmektedir.
-- Mezoterapi --
Mezoterapi cildin mezoderm tabakasına vitamin, mineral, çeşitli ilaçlar ve amino asitlerden oluşan uygun karışımların enjekte edilmesiyle yapılan tedavidir.
Cilt gençleştirme ve selluit tedavisinde kullanılmaktadır.
-- Dermal Dolgular --
Cilt yaşlandıkça cilt de dermal kollogen ve derialtı yağda kayıplar oluşur. Bu da yüzde istenmeyen kırışıklıklar ve kontur değişikliklerine neden olmaktadır. Yeni gelişen biyolojik uyumlu dolgu maddeleriyle bu kırışıklıkar ve derin çizikler cilt kusurları düzeltilebilmekte ve cilt daha genç görünmektedir.
- Anti Kırışıklık Tedavileri (Botox)
Botox veya Dysport nedir?
Botox veya Dysport Clostridium botulinum adındaki bir bakterinin toksininden elde edilen bir ilaçlardır. Oldukça etkili bir gıda zehiri olarak bilinen bir protein yapısında olan Botox ve Dysport, sinirler ve kaslar arasındaki iletiyi kesintiye uğratarak felce neden olur. Ancak çok çok küçük dozlarda tedaviye yönelik kullanımında felç değil kas gevşemesi yaratarak önemli fayda sağlar. Botox ve Dysport’un etki mekanizmasından tıpta birçok alanda yararlanılmaktadır.
Türkiyede A tipi BOTOX (Allergan,INC) dışında, İngiliz kökenli Dysport (veya Reloxin) (İpsen Pharmaceuticals) tipi de vardır. Yaklaşık 1 ünite Botox un 3-4 ünite Dysport'a karşılık geldiği bilinir. Ama kozmetik kullanımı onaylanmayan bu ilacın enjekte edildikleri bölgede infiltrasyonlarının ve güçlerinin aynı olmaması nedeni ile dikkatli olmakta fayda vardır. Bir flakon Dysport da 500 ünite ilaç vardır. Bunun Botox karşılığı bir buçuk flakon yani 150 ünitedir.
Allergan firması Vistabel adı altında 50 ünitelik A tipi Botox formlarını sadece kozmetik amaçla kullanım için piyasaya çıkarmıştır.
B tipi yalnız Amerika birleşik devletlerinde bulunan Myobloc avrupadaki ismi Neurobloc (elan,Pharmaceutical) dur.Genellikle nörolojik hastalıklarda kullanılırlar. Bunun dışında ticari olarak satılmayan C?,Cß,D,E;F ve G ile beraber toplam 8 serotipi vardır ama A en güçlüsüdür.
Botulinum toksininin etkisi mekanizması nedir?
Normalde kasların işlevi beynin kontrolü altındadır. Beyinden gönderilen sinyaller sinirler aracılığıyla iletilerek kaslara ulaşır. Toxin sinirlerin kaslara ulaştığı noktada sinir-kas iletimine engel olarak aşırı artmış kas aktivitesini engelleyerek kas spazmının çözülmesini sağlar. Etkisi bir çok hastada kısa süre içinde başlar ve altı ay kadar devam eder.
Botulinum toksini kimlere uygulanır?
Dermatoloji alanında genellikle mimik kaslarının hareketleri ile ortaya çıkan yüzdeki çizgilenmeleri azaltmak ve aşırı terleyen bölgelerdeki terlemeyi azaltmak amacı ile kullanılır. Ancak gastroenteroloji, nöroloji botox tedavisini kullanmaktadırlar. Botulinum toksininin ilk kullanım yeri olan Nistagmus ve göz kapaklarının istemsiz bir spazmı olan blefarospazmda daha sonra çabucak kabul görmüştür. Boyun kas spazmlarında, larinks kas spazmında, belirli tremorlarda, tiklerde, Multipl sklerozda, Serebral felçde, Post stroke da, spinal kord yaralanmalarında, sinir felçlerinde, Parkinsonda, yüz spazmında, kekeleme gibi konuşma bozukluklarında, spastik mesanede kullanılmaktadır.Miyofasyal ağrı sendromu gibi kas spazmına bağlı bir çok kronik ağrılı durumlarda, özellikle tedaviye direnç mevcutsa Botulinum toksini enjeksiyonuna başvurulabilir. Son günlerde çeşitli yüz kaslarına kozmetik amaçlı uygulanması ise ilacı popüler hale getirmiştir. Ancak bu ilacın kullanımına yine de uzman doktorunuz karar verecektir.
Kozmetik amaçla nasıl kullanılıyor?
Mimik kaslarının yıllar boyunca çalışması, üzerini örten derideki kıvrımları belirginleştirir ve yüzdeki çizgilenmeler ortaya çıkar. En sık ortaya çıkan çizgiler, alın, kaşlar arası, göz kenarları ve ağız çevresinde görülür. Alın ve göz kenarlarındaki çizgiler kişiye daha yaşlı bir görünüm, kaşlar arasındaki çizgiler ise kişiye çatık kaşlı, kızgın bir bakış ifadesi verir. Mimik kaslarına botox uygulanarak bu kasların hareketleri zayıflatılabilir, kas hareketlerindeki azalma, üzerindeki derinin, kas hareketleri ile katlanmasını ve katlanmaya bağlı çizgilenmeyi de azaltır. Bu şekilde yaşlı ve kızgın olarak görünen yüz ifadesinde de belirgin bir düzelme sağlanır.Bunun dışında kaşları aşağya çeken kasları bloke ederek özellikle kaşların dış kısımlarının yukarı kalmasını sağlanır. Ancak güneş hasarına bağlı oluşan kırışıklıklarda kullanılmaz. En başarılı uygulamalar iki kaş arası göz çevresi ve alındaki mimik kaslara bağlı olan kırışıklıklardır.
Dermatolojide başka kullanım alanı varmı?
Dermatolojideki diğer önemli kullanım alanı aşırı terleyen bölgelerde, terlemenin uzun dönemde ve etkin olarak azaltılması amacı ile kullanılmasıdır. Aşırı bir acı hissi duymadan, tedavi için defalarca zaman ayırmadan ve cerrahi herhangi bir bakıma gerek kalmadan ortalama 10-12 ay boyunca hem terlemenin miktarı oldukça azalır, hem de hasta terin rahatsız edici kokusundan kurtulur. Botulinum toksini bu bölgede aşırı çalışan ter bezlerinin kaslarını istenmeyen hareketlerini etkilediğinden, terleme sorunu da giderilmiş olacaktır.” Bunun dışında burunda meydana gelen ezilme ve yayılmalarda boyun çizgilerinde, yüz asimetrilerinde de ileri düzey kullanıcılar tarafından uygulanmaktadır.
Botulinum toksini nasıl uygulanır?
Eksi 5 derece ve daha düşük sıcaklıkta bekletilen 100 ünitelik Botulinum toksini flakonu serum fizyolojik ile sulandırılarak , injeksiyon şeklinde uygulanır ve ağrılı bir işlem değildir. Sulandırıldıktan sonra 4 saat içinde kullanılmalıdır. İnjeksiyon anında hafif bir ağrı hissedilebilir. Enjeksiyonun yapılacağı kaslar önceden hareket ettirilerek işaretlenir ve kasın gücüne göre enjekte edilecek miktar belirlenir. Daha sonra kas relax halde iken enjeksiyonlar yapılır .
Genellikle uygulaman 2-3 gün sonra başlayan etki 7-10 günde tamamlanır Kozmetik olarak mimik kaslarına, terleme şikayetinde testler ile tespit edilen sorunlu bölgeye deri içine, son derece ince uçlu enjektörlerle ilac enjekte edilir. İlacın etkisi injeksiyonu takiben ilk hafta içinde ortaya çıkar ve etki süresi 3-9 ay olmakla beraber ortalama 6 aydır. Toksin, etkisini kaybettiğinde uygulama tekrarlanabilir.
Botulinum toksini uygulaması ağrılı mıdır?
Enjeksiyonlar çok ince iğne (30nolu) ile yapıldığından genellikle İlacın uygulaması ağrısızdır. Fakat bazı hastalarda az miktarda geçici ağrı görülebilir.
Botulinum toksininin etkisi ne zaman başlar?
Enjeksiyon sonrası ilk 24 saatde etkisi ortaya çıkmaz. Genellikle etki işlemi izleyen üç gün içinde başlar ve iki haftada tamamlanır. Maksimum yararlanıma seviyesine ise bir iki hafta içinde ulaşılır.
Botulinum toksininin etkisi ne kadar sürer?
Botox ve Dysport güçlü etki mekanizmaları sayesinde tekrarlayan dozlarla uzun süreli tedavide uzayan fayda sağlarlar. Genellikle uygulamadan 2-3 gün sonra başlayan etki 7-10 günde en üst düzeye ulaşır.Tek seanslık tedaviden sonra, kişiden kişiye değişmekle birlikte, üç aydan altı aya kadar uzayan bir rahatlama oluşur. Ancak etkisi geçicidir. Bu süre içinde etkide giderek azalma hissedilirse işlem tekrarlanabilir.
Botulinum toksini tedavisine ne zamana dek devam edilebilir?
Tedavi süresiz olarak tekrarlanabilir. Botulinum toksini dünya çapında 20 yıldır kullanılmaktadır ve uzun süreli tedavide güvenliği kabul edilmiştir. Tedaviye ne kadar süreyle devam edileceğine hastanın yanıtına göre hasta ve hekim birlikte karar vermelidir. 2 yıl boyunca düzenli olarak toksin uygulanan kişiler uygulamaya aynı düzende devam ettiklerinde kaslarında belirgin bir zayıflama ve buna bağlı yüz ifadesinde değişim olabilir. Bu nedenle uygulamaların 2. yıldan sonra daha uzun aralıklarla yapılmasında yarar vardır.
Botulinum toksini enjeksiyonu yeni bir tedavi şekli midir?
Hayır. Bu ilaçlar 20 yıldan fazla bir zamandır dünya çapında yüz binlerce hastaya uygulanmıştır. 2002 nisan ayında Botox FDA tarafından onaylanmıştır. Dünyadaki birçok sağlık teşkilatı bu tedavinin güvenilirliğini onaylamaktadır.
Botulinum toksini herkese uygulanabilir mi?
Botulinum toksininin gebelik ve emzirme döneminde zararlı bir etkisinin olup olmadığı henüz tam olarak bilinmemektedir. Hamilelik ve emzirme dönemlerinde, ve bazı ilaçları (aminoglikozid) kullanan hastalarda ilaç enjeksiyonundan kaçınılmalıdır. Sinir-kas sistemine ait hastalığı olan kişilerde (Eaton-Lambert sendromu, myastenia gravis gibi) uygulanmamalıdır
Botulinum toksini enjeksiyonu tedavisinin yan etkileri nelerdir?
Botox veya Dysport uygulamalarını doğru şekilde yapıldığında sağlık üzerine ciddi bir yan etkisi yoktur. Etkisini kaslarda gösterir.Yanlışlıkla sinire veya damara enjeksiyonu sonrası sinir sistemine veya diğer sistemlere etkisi yoktur. Botox ve Dysport uygulaması güvenlidir çünkü kasın tamamen geri dönüşü mümkündür. Uygulama sonrası geçici bir şişlik, morarma, nadiren de geçici olarak göz kapağında düşüklük yapabilir. Botox ve Dysport tedavisinin yan etkileri normalde geçici ve hafif ya da orta derecelidir. Bazı hastalar geçici kas güçsüzlüğü ve enjeksiyon bölgesinde hassasiyet tarif edebilirler. Diğer yan etkiler ilk 24 saatte görülen hafif ateş ve grip benzeri belirtilerdir.
|