Gülder Güzellik Salonu - Emek
GÜLDER GÜZELLİK MERKEZİ 5 YILDIR “MEMNUNİYETİNİZ BAŞARIMIZDIR” İLKESİ VE KALİTELİ HİZMETLERİYLE BAŞARI YOLUNDA İLERLEMEYE DEVAM EDİYOR.
Ankarada 2005 yılından beri aktif olarak devam etmekteyiz.
MİSYONUMUZ
Meslek ahlakını benimseyen, güler yüzlü, tecrübeli ve alanında uzman deneyimli kadromuz ile, hijyenik bir ortamda, yüksek kalite ve standartta sağlıktan asla ödün vermeden güzelleştirmek.
VİZYONUMUZ
Gelişmiş cihaz teknolojisi ve uzman kadromuz ile güzelliğinizi ve sağlığınızı sürekli kılmak.
İğneli Epilasyon
İğneli Epilasyon Yaklaşık 100 yıldır uygulanan en eski epilasyon yöntemidir.İnce,sarı ve beyaz kıllarda etkilidir. İğneli epilasyon, ustalık gerektiren ve mutlaka steril koşullarda uygulanması gereken bir işlemdir.
Bu yöntemde, ince ve yumuşak bir iğneyle kıl köküne girilerek zayıf bir elektriksel akım uygulanır. Böylece kıl kökleri tahrip edilerek kalıcı bir çözüm sağlanır. Uygulanacak seans sayısı tüylerin çıkış süresi, yapısı, rengi ve yoğunluğuna göre belirlenir.
El Ayak Bakımı (Parafin)
Bakımlı olmanın ön şartlarından biri de manikür ve pedikürdür. Özellikle eller iletişim esnasında en önemli unsurlardan biridir. Her türlü dış etkene maruz kalan ellerimizin itinalı bir bakıma ihtiyacı vardır. Eller yıkandıktan sonra nemlendirici kullanılmalıdır. Sürekli kırılan ve ayrılan tırnaklar, besleyici bakımlar ile güçlendirilmelidir. Pedikür ise özellikle yazın büyük önem taşır. Kışın sürekli kapalı ayakkabılar içinde hava almayan ayaklarımızın sağlıklı ve hoş görünmesi için pediküre ihtiyaç vardır. Batan ayak tırnakları kapalı ayakkabılar içinde kaldıkça büyük problemlere yol açar. Zarif, düzgün, bakımlı el ve ayaklar için 2-3 haftada bir manikür ve pedikür yaptırılmalıdır.
Salonumuzda yeni teknolojilerden faydalanarak, tırnaklarınızın ihtiyacı olan nemi maksimum derecede tırnaklarınıza ulaştırıp; sizi daha sağlıklı ve bakımlı el ve ayaklara ulaştırıyoruz.
Salonumuzda el - ayak bakımları, tırnak bakımları, batık tırnak tedavisi steril aletlerle profesyonelce uygulanır.
Bilinçsizce yaptırılan manikür ile pedikürün, AİDS'ten Hepatit B'ye kadar birçok sağlık sorununa yol açtığı biliniyor. Uzmanlar bakımı yapan kişilerin mutlaka eğitimli olması gerektiğini söyleyerek önemli uyarılarda bulunuyor.
El ve Ayak Bakımın Sağladığı Temel Fayda ve Tedaviler
- El ve Ayaklardaki doku sertleşmeleri
- Taban çatlakları
- Doku kabalaşmaları
- Nasırlar, mantarlar ve tırnak yatağı problemleri
- Manikür-pedikür işlemleri
Medikal (Tıbbi) el ve ayak bakımları aşağıdaki türlerdedir.
Diyabet ayak bakımı
Dolaşım bozukluğu olan ayak bakımı
Griyphotic (kalınlaşmış) tırnak bakımı
Mantar tırnak bakımı
Batık tırnak bakımı ve batığın giderilmesi
Deforme tırnak bakımı
Tavsiye edilmiş tabanlık uygulamaları
Siğil bakımı
Nasır bakımı ve giderilmesi
Keratizasyon
Çatlak topuk bakımı
Terleyen ayaklar için bakım
Cilt Bakımı
Günümüz kadını için cilt bakımı vazgeçilmezler arasında yer alıyor. UV ışınları, makyaj, serbest radikaller, sigara, stres, hava değişimi ve yanlış beslenme cildimizi olumsuz yönde etkiler ve genç yaşta olmamıza rağmen yorgun ve solgun görünmemize neden olur. Bu nedenle cilt bakımı sadece estetik açıdan değil sağlık açısından da gereklidir. Cildimizin temizlik ve bakımına özen göstermek, yaşımız ilerledikçe oluşacak kırışıklık ve deformasyon gibi problemlerin ortaya çıkmasını engeller. Cildin canlı, parlak ve diri olması kişinin sağlıklı olduğunun en önemli göstergelerinden biridir. Her bay ve bayanın temizlik, bakım ve koruma amaçlı olarak 20’li yaşlardan itibaren her ay cilt bakımı yaptırması önerilmektedir. Bakıma başlanamadan önce kapsamlı bir cilt analizi yapılarak cilt tipine göre hangi ürün grubunun kullanılması gerektiğine karar vermek ve doğru ürünleri seçmek çok önemlidir. Böylece yağ, nem ve elastikiyet oranı göz önünde bulundurularak cildin yağlı, kuru, normal, olgun yada hassas olduğuna karar verilir. Sağlıklı bir cilt bakımı yaklaşık bir saat sürer ve cilde sırayla süt ve tonik ile temizleme, peeling, ozon+buhar, maske,yüksek frekans, kremleme ve maskeleme işlemleri uygulanır. Bu uygulamalar ile cilt temizlenir, tıkalı gözenekler açılır, kan dolaşımı hızlandırılır, cilt ölü hücre ve siyah noktalardan arındırılır; nem depo edici ve hücre yenileyici işlemlerle taptaze canlı bir görünüm ortaya çıkar.
BAKIMLI BİR CİLT İÇİN;
- Uzman kontrolünde aylık bakımların yapılması
- Sivilce ve komedonların bilinçsizce sıkılmaması
- Günde en az 2 litre su içilmesi
- Cilt için kaliteli ürünlerin kullanılması
- Çok fazla güneşlenilmemesi
- Makyajın düzenli temizlenmesi
- Cildin hergün nemlendirilmesi
- Her hafta peeling yapılması
- Uzun süre klimalı ortamlarda bulunulmaması önerilmektedir.
Selülit Bakımı
Selülitle savaşta bitkiler
Selülitlerden kurtulmak için bitkiler yaygın olarak kullanılmaktadır. Dere otu kökü idrar söktürücü özelliğiyle organizmayı toksinlerden arındırır, endokrin bezlerinin metabolik işlevlerini normalize eder. Huş ağacı selülit oluşumuna de zemin hazırlayan, vücudun dokulardaki fazla suyu atmasını sağlar. Taze meyve ve sebze, özellikle kivi, limon, yulaf, bezelye, fasulye ve mercimek yiyerek cildinizin daha gergin bir yapıya sahip olmasını sağlayabilirsiniz. Beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, çilek ve kereviz ise vücudun fazla suyu atmasını sağlar. Ayrıca yeşil çay, biberiye çayı, rezene çayı, zencefil, mısır püskülü yardımcı olabilir.
Selülite karşı aşağıdaki bitkisel yağlar kullanılabilir; ardıç, limon, bergamot, greyfurt, turunç, limon otu, tarçın, muskat, sardunya.
Japon diyet uzmanları zayıflamak için greyfurt ve kara biber kokularının yararlı olduğunu ortaya çıkarmışlar. Bu kokularla vücudun yağ yakma işlemi arasında direk bir bağlantı olduğunu iddia ediyorlar. Bu nedenle greyfurdu aktif olarak kullanmaya başlasanız yararınıza olur. Hem deriye sürerek, hem banyoda kullanarak iyi sonuçlara ulaşabilirsiniz.
Selülit için bitkisel takviyeler:
- Biberiye çayı, günde 2-3 bardak, tatlandırılmadan içilmelidir. Hamileler ve yüksek kan basıncı olanlar içmemelidir.
- Enginar yaprağı çayı için; 1 tatlı kaşığı dolusu ince kıyılmış yaprak, 1 bardak kaynar suyla haşlanır, 8-10 dakika demlendikten sonra süzülür. Günde 3 bardak çay, aç karnına, tatlandırılmadan içilir.
- Limon suyu, suyla yarı yarıya inceltilir, tatlandırılmadan, günde 1 bardak içilir.
- Duvar sarmaşığının yapraklarını ufalayın ve bir litre sıcak suya katıp için.
- Erkeçsakalı çiçeklerini günde 4-5 kez demleyerek aç karna için. Fincan başına iki tutam erkeçsakalı yeterli.
- Günde en az 1 bardak greyfurt suyu için. Greyfurt selülitin düşmanıdır; yağları parçalar ve cildi canlandırır.
Selülit Nedir?
Bazılarımız aynanın karşısına geçerek uzun uzun 'neden böyle bir kaderim var?' diye düşünür. Vücut şekliniz ister zayıf, ister şişman olsun, selülit bazen kaçınılmaz oluyor. Ama umutsuzluğa kapılmaya gerek yok , çünkü selüliti tedavi etmenin binbir yolu var.
Selülit derinin alt tabakasında, yağ dokusunun hemen çevresinde meydana gelir. Oluşan selülitler derinin üst bölümünde pütür pütür bir görüntü bırakır ve fiziksel olarak kendine güvensizliğe sebep olur.Yağ hücrelerinin fazla yağı depolamasının ve östrojen hormonunun da etkisiyle bu hücreler genişler. Kan dolaşımı giderek yetersizleşmeye başlar. Yağ hücrelerinin genişlemesi ise yağ dokusunun aşırı yayılması demektir.Bu yayılma deri altı bağ dokusunu da etkileyerek vücudun normalden daha fazla su tutmasına ve dolayısıyla da kan dolaşımının zayıflamasına neden olur. Vücut kan dolaşımındaki zayıflamayla birlikte, dokulara eskisinden daha az oksijen ulaşmayla başlar. Bunun sonucu dokular elastikiyetini kaybeder ve cilt yüzeyi pürüzlü bir görünüm almaya başlar.Kilo vermenin formülü belli, ama...
Şimdiye kadar pek çok kadın kilo vermenin formülünü, gazete ve dergilerden öğrendi : kalorisi düşük yiyecekler yemek, bol bol hareket etmek ve aldığınız kaloriden daha fazlasını harcamak.Ancak tüm bunlar, bazılarımız için, pürüzsüz ve formda görünen bir vücuda sahip olmak için yeterli olmuyor. Fransa'da kozmetik uzmanlarınca,ilk olarak 1950'li yıllarda ortaya atılan selülit sözcüğü, bir deri hastalığı olarak adlandırılıyor. Günümüze kadar selülitin, kozmetik dünyası tarafından ortaya atılan bir aldatmaca mı, yoksa tüm kadınların kaderi mi olduğu tartışmaları devam edip duruyor. Kimi uzmanlar, selülitin bir tıp hastalığı olmadığını, kozmetik tedavilerin arttığı günümüz koşullarında ortaya atılmış bir uydurmaca olduğunu ileri sürüyorlar.Bilinen bir gerçek var ki, o da zayıf, şişman pek çok kadının, kalça ve baldır çevresindeki, çıkıntılı görüntüden oldukça rahatsız olduğu.
Selülitler bir gecede ortaya çıkmaz
Selülitlerinizin bir gecede ortaya çıkmadığı malum. Uzmanlar sağlıksız yaşam koşullarının, dengesiz beslenme,fazla alkol alma, sigara tiryakiliği ve bedensel hareketsizliğin, uzun vadede selülitin vücutta yerleşik hal almasına neden olduğunu söylüyorlar. Hamilelik ve menopoz gibi dönemlerde, hormonal seviyelerde meydana gelen iniş çıkışlar da diğer sorumlu faktörlerden. Araştırmacı bilim adamları, kadınların bu dönemlerde duygusal yönden oldukça hassaslaştığını, stresle başa çıkmanın ise, hormonal değişimleri en aza indireceğini söylüyorlar. Çünkü strese girdiğiniz anlarda, vücut savunma sisteminiz harekete geçiyor ve bazı hormonlar normalden fazla salgılanıyor.Vücudun su toplanma oranının artmasıyla, selülitlere zemin hazırlanmış oluyor. Kısacası, selülitlerinizden kalıcı olarak kurtulmak istiyorsanız, daha az stresli bir yaşama ve bazı alışkanlıklarınızı değiştirmeye ihtiyacınız var.
Selülitsiz Bir Vücut İçin Bonie
SELÜLİT
Selülit, her 10 kadından 9’unda görülen bir hastalıktır ve tıptaki adı hidrolipodistrofidir. Dolaşım ve hormonal bozukluklar sonucu bağ dokusunda lokal olarak sıvı toplanmasıdır. Bu hastalığın oluşumunda küçük damar dolaşımı yavaşlar ve damar duvar bütünlüğü bozularak dışarı, doku içine sıvı sızar, burada yağ dokusu su hücreleri arasında birikir. Daha sonra vücudun geliştirdiği savunma reaksiyonu ile bu sıvı, bağ dokusu tarafindan çevrelenir. Zamanla nodüller oluşur.
Bu sıvı tutma olayı üst derinin hemen altında bulunan bağ doku liflerinin yuvarlak birikintiler meydana getirmesi ve bu ilmikler arasında yağ birikintisi tutmasi ile oluşur. Ciltteki bu kalınlaşma, cildin hareketliliğinin azalmasi ve sertleşmesi ile kendini gösterir. Elle dokunulduğunda ciltte pütürlü, sertleşmis ve muntazam olmayan, "portakal kabuğu" şeklinde bir görüntü izlenir.
Selülitin zayıf bayanlarda bile görülmesi, bunun genel yağlanmadan farklı bir oluşum olduğunun göstergesidir ve bir güzellik kusuru olarak kabul edilmektedir.
Selülitin evreleri ;
1.Dönem : Ayaktayken ve yatarken selülit belirtisi gözlenmez. Cilt sıkıştırıldığında portakal kabuğu görüntüsü izlenir.
2.Dönem : Yatarken herhangi bir portakal kabuğu görüntüsü gözlenmez. Ayakta iken portakal kabuğu görüntüsü oluşur.
3.Dönem : Ayakta ve yatarken ciltte sıkıştırılmasına gerek kalmadan portakal kabuğu görüntüsü olur.
Selülitin sebepleri ;
Hormonal nedenler ;
Vücudumuzun salgıladığı hormon miktarları, çeşitli sebepler ile değişebilir ve bu durum hücre aralığında biriken sıvı miktarının artışına sebep olur. Östrojen hormonundaki artışlar selülit oluşumunda en önemli rollerden birini oynar.
Beslenme ;
Sağlıksız beslenme de selülit oluşumunu hızlandırır. Fast food ve hazır gıdalara dayalı beslenme şekli cilt yapımızı kötü yönde etlkiler.Hayvansal yağlar, tuz ve şeker dokularda su tutulmasını sağlar ve toksik maddelerin atılımını zorlaştırır. Sigara ve alkol kullanımı da doku yenilenmesindeki negatif etkisi ile selülit oluşumuna katkıda bulunur.
Dolaşım bozuklukları ;
lenfatik ve kan dolaşımındaki bozukluklar,hücrelerin yeterince oksijen ve besin alımını ve toksik maddelerin atımını yavaşlatır.
Selülit oluşumunu nasıl engelleyebiliriz ;
Beslenme ;
Dengeli ve sağlıklı beslenmek şarttır. Kalori ve yağ oranı yüksek gıdalardan uzak durmalı, tuz ve seker tuketimi azaltılmalıdır. Bunun yanında bol sebze ve meyve tuketılmelidir. Zehirli ve atık maddelerin vücuttan atılması için bol su içilmelidir.
Spor ; Kan dolaşımını düzenlemek ve durağan olmaktan kaynaklanan deformasyonu gidermek için spor yapılmalıdır. Egzersiz yapılarak vücudun fazla yağlarını yakması sağlanmalıdır.
Duruş ve giyim tarzı ;
Duruş bozuklukları ve giyim tarzı, dolaşım sisteminin ritmini bozar. Yanlış duruş halinizde sıkışan iç organlar toksik maddeleri atamaz. Yüksek topuklu ayakkabılar ve dar giyisileri tercih etmek dolaşım sistemini etkileyeceğinden selülit oluşumunu hızlandırır.
Selülit tedavisi ;
Selülit tedavisinde en etkin yöntem masajdır. Çünkü masaj kan ve lenf dolaşımını harekete geçirerek dokuların oksijenlenmesini sağlar. Lenfatik dolaşımın artmasıyla toksik maddeler vücuttan daha kolay atılır. Masajın hem elle hem de cihazlarla uygulama şekli vardır. Elle olan masajlar yüzeysel olur, ancak aletli masajların etkisi derinlemesinedir.
|