LAZERLE DOĞUM ÇATLAKLARI SİLME

blog yazısı ekle !

LAZERLE DOĞUM ÇATLAKLARI SİLME

Vücudun değişik bölgelerinde kilo almakla, ergenlikle birlikte boy uzaması, eklemlerde ve beklenmedik bölgelerle vücudun çatlaklarla karşılaşması çok olasıdır. Cildinizde bulunan elastik liflerin gerilmesi ile liflerinizi zarar görebilir. Vücut çalışan kişilerin omuzlarında ergenliğe çağına geçiş yapan kişilerin vücutlarında görülmesi çok olası bir durumdur. Hamile kadınların karın bölgelerinde, kalçalarında eklem yerlerinde bacaklarında da görülebilir. Peki bunlardan nasıl kurtuluruz?

Özel Elos Lazer Polikliniği

Kızılay

Özel Elos Lazer Polikliniği - KIZILAY LAZER EPİLASYON

Elos Lazer Güzellik ve Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından 2007 yılında Ankara'nın Kızılay semtinde "Lazerlife Güzellik Merkezi" olarak kurulan kliniğimiz, 2010 yılında Sağlık Bakanlığının çıkardığı tabela isimlerinde Lazer kelimesinin kullanımını yasaklayan genelge sebebiyle, Lazerlife olan tabela ismimizi "Özel Elos Polikliniği" olarak değiştirdik. Bu tarihten günümüze kadar Özel Elos Polikliniği olarak hizmetlerimizi sürdürmekteyiz.

10 yıldır güzellik ve estetik alanında çalışmaktayız.

İlk kuruluşumuzdan bu zamana kadar kliniğimizde her zaman tam gün dermatoloji uzmanı doktorumuz bulunmaktadır. Sağlık bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan kliniğimizde pazar günü hariç her gün saat 09:00 ile 19:00 saatleri arasında hizmet vermekteyiz.
devamını oku...
Adres: Ziya Gökalp Caddesi 12/4 Kızılay-Ankara

Özel Ankara Lazer Life Polikliniği

Kızılay

Özel Ankara Lazer Life Polikliniği - KIZILAY GÜZELLİK SALONU

Fatma YILDIZ


1972 yılında Ankara'da doğdu. İlk, Orta ve Lise eğitimini Ankara'da tamamladı. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1996 yılında mezun oldu. 2003 yılında Deri ve Zührevi Hastalıklar üzerine uzmanlık eğitimini tamamladı. Dermatoloji uzmanı olduktan sonra, kozmetik dermatoloji alanında çalışmaya başladı. 2004 yılından bu yana Özel Ankaralife (Ankaralazer) Polikliniğinde; lazer epilasyon, lazerle cilt tedavileri, dolgu, leke tedavileri ağırlıklı olmak üzere kozmetik dermatoloji alanda çalışmaktadır. Evli ve iki kız annesidir.

Özel Ankara Life Polikliniği ilk olarak 2004 yılında lazer ağırlıklı tedavilerle hizmete başlamıştır. O günden beri kesintisiz hizmet vermekteyiz. İsmimiz, Sağlık bakanlığının yönetmeliklerine uygun olarak Güzellik Merkezinden Polikliniğe dönüşmüştür.

Lazer epilasyon

Lazer epilasyon en sık uygulanan kozmetik medikal işlemlerden biridir. Alexandrite lazer (755 nm), Diode lazer (808-810 nm) ve neodymium-doped yttrium aluminum garnet (Nd:YAG; 1064 nm) lazer kıl azaltmada yaygın olarak kullanılan, etkili cihazlardır. Bu cihazların tümü seçici fototermoliz prensibiyle çalışır. En iyi klinik sonucu, en az yan etkiyle elde etmek için en uygun dalgaboyu, enerji ve atım süresi seçilmelidir. Bu nedenle de tüm bu parametreler, her hasta için, her seansta ve her farklı vücut bölgesi için doğru seçilmelidir. Deneyimli ellerde sonuçlar memnun edicidir. Lazer epilasyonun uzun sureli sonuçlarının değerlendirilmesi ve zor hastalarda tedavi seçeneklerinin tespiti için çok-merkezli, prospektif, çift-kör ve kontrol grubu içeren çalışmalara ihtiyaç vardır.

ERKEKLERDE SAÇ DÖKÜLMESİ;
Erkeklerde meydana gelen saç dökülmelerinin en sık nedeni adrojenik alopesidir yani erkek tipi saç dökülmesidir.

Androjenik alopesi; Genetikdir, yani ailevi yatkınlık gösterir. Hem kadınlarda hem erkeklerde erkek tipi saç dökülmesi görülebilir.

Bu genetik yatkınlıkta ve oluyor; saçlı derideki 5-alfa redüktaz enziminin aktivitesi değişiyor. Bu enzim sayesinde aktive olan hormonlar nedeniyle; Kalın, siyah kılların, açık renkli ve ince tipi kıllarla yer değiştirmesi görülür. Sonrada saç kaybı oluyor.

Erkek tipi saç dökülmesinin, başlangıç yaşı ve ne kadar çok saç döküleceği kişiden kişiye değişir. Genellikle kişinin akrabalarında ne zaman başladığı ve ilerleme oranı ile bağlantı gösterir. Görülme sıklığı ilerleyen yaşla birlikte artar. Beyaz ırktaki erkeklerin %80'inde 70 yaş itibariyle saç dökülmesi vardır.

Aslında bu olay bir hastalık değil, yaşla beraber çok sık görülen fizyolojik bir olay gibi algılanması gerekir. Çünkü genetik bir özelliktir. Buna rağmen yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilemekte ve insanları medikal bir çare arayışına itmektedir. Günümüzde saç dökülmeleri ve tedavisi konusunda değişik yöntemler arayışı ortaya çıkmıştır.

Saç dökülmesi tedavisinde aslı amaç kılın incelmesini durdurmak, sacın kalınlığını artırmak ve saçların yeniden çıkmasını sağlamaktır. Bu şekilde, saç dökülmesi nedeniyle oluşan psikososyal etkilerini azaltmaktadır. Tedaviye karar verirken kişi öncelikle durumun doğal ilerleyişi hakkında bilgilendirilmelidir.

Saç dökülmesinde kullanılan tedaviler;

MEDİKAL TEDAVİLER; Erkeklerde saç dökülmesi tedavisinde FDA tarafından onaylanmış 2 ajan vardır bunlar; topikal minoksidil ve oral tedavileridir. İki tedavi de saç büyümesini uyarıcı ve saç kaybını önleyici etki gösterir. Medikal tedavilerin saç dökülmesini durdurucu etkisi tedavi başlangıcından 3-6 ay sonra, görünür yeni saç çıkışını sağlayıcı etkisi 6-12 ay sonra ortaya çıkar.Maksimum etkinliğin sağlanabilmesi için aralıksız tedavi gerekir. Kişiler tedavi ile asla dökülmeden önceki saç yoğunluğuna ulaşılamayacağı ve tedavinin asıl amacının saç dökülmesinin ilerlemesinin önlenmesi olduğu konusunda bilgilendirilmelidir.

CERRAHİ TEDAVİLER; Saç Transplantasyonu, saçın oksipital (ense) bölgeden alınarak saçsız verteks (tepe) veya frontal(ön) alana ekilmesidir. Modern tekniklerle %90'ı aşan greft sağ kalım oranları sağlanmaktadır. Modern saç ekimi 1930'lu yıllarda Japonya'da başlamış, önceleri punch şeklinde alınan greftlar kaş ve kirpik dökülmelerinde kullanılmıştır.1995'te Bernstein ve Rassman folikuler ünite transplantasyonunu bulmuşlar ve saç folikülleri 1-4 saç kılı içeren üniteler halinde transplante edilmeye başlanmıştır. Foliküler ünite transplantasyonunda donör kıllar 2 yolla alınabilir;

1)Foliküler Ünite Transplantasyonu (FUT) Genetik olarak dökülmeye dirençli saç köklerinin bulunduğu ense bölgesinden lokal anestezi altında, şerit şeklinde alınan saç kökleri, mikroskobik aletler altında doğal yapıları bozulmadan uygun tekniklerle, saç ve saç köklerini barındıracak şekilde 1-4'lü kümelere ayrılarak seyrelmiş ya da tamamen dökülmüş olan bölgeye ekilmektedir. Ensede saçların alındığı bölge, estetik cerrahi yöntemlerine uygun olarak dikilir. Bu yöntemin dezavantajı ense bölgesinde kalan çizgi şeklinde skardır.

2) Foliküler Ünite EkstraksiyonU (FUE) Foliküler ünite ekstraksiyonu yöntemi, saç köklerinin özel ince uçlu iğneler ile ense bölgesinden 1 mm'lik punch şeklinde tek tek alınarak seyrelmiş ya da tamamen dökülmüş olan bölgeye nakledilmesidir. Dikiş olmadığı için, skar oluşumu da söz konusu değildir. FUT yönteminden daha kısa zamanda iyileşme sağlamaktadır.

PRP; Platelet Zengin Plazma Platelet zengin plazma (PRP), 20'nin üzerinde büyüme faktörü içerir. PRP, kemik greftlerinde, diş implatlarında ve yara iyileşmesinde uzun zamandır kullanılmaktadır. Çalışmalarda saç ekimi sırasında saç köklerinin PRP ile implante edilmesinin saç ekiminin başarı oranını arttırdığını göstermiştir. Yapılan bilimsel bir çalışmada ince saçlı 26 hastanın 13'üne 2-3 hafta aralıklarla 5 kez PRP enjeksiyonu yapılmış, 13 hastaya da tuzlu su enjeksiyonu uygulanmış. Tedavi sonunda kıl kesitlerinde PRP yapılan hastalarda belirgin kalınlık gözlenmiş fakat kıl sayısında farklılık bulunmamıştır. Bu çalışma saç kalitesinin artırılmasında PRP'in kullanılabilir.


SAÇ DÖKÜLMESİNİN NEDENLERİ;
  • En önemli neden Androjenik alopesidir ( ailevi yatkınlık gösterir) Bunun dışında;
  • Endokrin hastalıklar;
  • Hipo/hipertiroidizm (tiroid hastalıkları)
  • Postpartum dönemi (lohusalık dönemi)
  • Menapoz ve menapoz sonrası dönem
  • Gebelik
  • Diabet
  • Beslenme bozuklukları;
  • Biotin eksikliği
  • Kalori kısıtlayıcı diyetler
  • Esansiyel yağ asit eksiklikleri
  • Demir eksikliği
  • Protein eksikliği
  • Çinko eksikliği
  • İlaçlar; (Anjiotensin-converting enzim inhibitörleri, Antikoagülanlar,Antimitotik ajanlar (doza bağımlı), Benzimidazoller, Betablokerler, Lityum, Oral kontraseptifler, Retinoidler, Valproik asit, Aşırı A vitamini alımı)
  • Fiziksel stres
  • Anemi
  • Cerrahi işlemler
  • Sistemik hastalıklar (neoplaziler, kolagen doku hastalıkla rı, karaciğer hastalıkları, enfeksiyon hastalıkları vb.)
  • Mekanik (traksiyon, kötü fırçalama, fön vb.)
  • Kimyasal işlemler (uygunsuz şampuan; boya, perma, renk açma işlemleri gibi saçta kalıcı hasar oluşturan işlemler)
  • Psikolojik stres

GÖZ ALTI KOYULUKLARININ NEDENLERİ;
öz altının aydınlatılması genç daha dinç bir ifade verir.
Göz çevresi cildinin koyu olması özellikle genetik olarak yatkınlık gösteriri yani ailevi bir özellik gösterir. Fakat genetik demeden önce bir hastalığın belirtisi olmadığından emin olmak için uzman bir doktor tarafından muayene edilmeniz gereklidir. Örneğin, böbrek hastalığının, allerjik hastalıkların belirtisi olabilir, eğer bir hastalık varsa tabi ki öncelikle hastalığın tedavisi gerekmektedir.

Göz çevresi koyuluklar için yapılabilecek tedaviler;
Göz çevresi peeling; Hem üst, hem de alt göz kapağındaki koyuluğun giderilmesinde kullanılır. Göz için özel peelinglerle göz kapağındaki ve altındaki bu koyuluk azaltılabilir. Seans seans yapılan bir işlemdir. Ortalama 3-4 seans önerilir. İşlemden sonra ciltte yalnızca kızarıklık olur, uygulaması kolay bir işlemdir. Öğle tatilinde işlem yaptırıp işinize dönebilirsiniz.

Fraksiyonel lazer; Göz çevresi kırışıklıklarının azaltılmasında, renk farklılıklarının düzeltilmesinde kullanılan lazerdir. Lazer uygulandıktan sonra bir hafta kabuklanma olur, sonra cildin üst kısmı kalkar alttan yeni cilt gelir. Yeni cilt daha canlı daha sağlıklı olacaktır.

PRP; PRP kişinin kendi kanını özel tüplere alıp santrafüj işleminden sonra iyileştirici hücrelerini tekrar kişiye enjekte etme işlemidir. Kendi kanınız olduğu için allerji yapmaz. PRP ile gözaltlarınızda hem bir aydınlanma hem de dolgunlaşma olacaktır. 3-5 seans önerilir. İşlem öncesinde uyuşturucu krem sürüleceği için çok acılı bir işlem değildir.

LEKE TEDAVİSİ
Leke tedavisi en iyi sonuç kombine tedaviden alınır. Yani bir tane tedavi yöntemi değil seans seans bir çok farklı tedavi uygulanmalıdır. Uygulanacak tedavi yöntemleri ve seans sayısı tamamen kişiye göredir. Örneğin; Beyaz tenli hastalarda lazer daha iyi sonuç verir. Eğer leke çok eski değilse yani yeni oluşmuşsa daha az seans yeterli olur. Leke tedavisinde kullanılan tedavi yöntemleri şunlardır;


KİMYASAL PEELİNG;
Glikonik asit, TCA(triklor asetik Asit) gibi kimyasal solusyonlar ile cildin üst tabakasının (epidermisin) soyulmasıdır. Kimyasal peeling yüzeysel bir işlemdir. Lekelerin tam olarak geçmesini sağlayamaz fakat lekelerin rengini açar, cildin daha parlak daha sağlıklı görünmesini sağlar hepsinden önemlisi daha sonra yapılacak leke işlemleri için cildi hazırlar. Kimyasal peeling yazın yapılmaz yalnızca kışın yapılır işlemden sonra güneş koruyucu kullanmak gerekmektedir.


PRP ;
Kişinin kendinden alınan kanın, santrifüj işleminden geçirilip iyileştirici hücrelerin ayrılıp, tekrar aynı kişiye iğne ile verilme işlemidir. Tek başına leke yok etmeye yetmez fakat kolajen miktarını artırır, cilt kalitesinin daha iyi olmasını sağlar. Böylece, leke açıcı tedavilerden daha iyi sonuç alınmasını sağlar.

FRAKSİYONEL CO2 LAZER;
Cildin derin katmalarına inebilecek kadar güçlü enerji sağlayabilir. Bu sayede hem leke tedavisinde hem de akne skarı, kesi izi gibi cilt yenilemeyi gerektirecek diğer tedavilerde kullanılabilir. Koyu tenli kişilerde dikkatli kullanılmalıdır. Yazın lazer yapılması önerilmez, sonbahar ve kışın güneşin etkisinin az olduğu zamanlarda yapılmalıdır. Kışın bile işlemden sonra güneş koruyucu kullanmaya çok dikkat edilmesi önerilmektedir.

Q-SWITCH Nd-YAG LAZER;
Günümüz teknolojisinde cilde zarar vermeden leke açmak için kullanılan en etkili yöntemdir. Ağrılı bir yöntem değildir. Tedaviden sonra ciltten herhangi bir kabuklanma oluşturmaz.
2 hafta aralıklarla uygulanmaktadır.
Lazer tedavileri uzman doktor tarafından yapılması gereken ciddi işlemlerdir. Bu işlemler uzman doktorlar tarafından yapılmazsa yeni lekelerin oluşmasına neden olabilir.
Görüldüğü gibi leke tedavisinde en iyi sonuç için tek tedavi yetmemektedir.
Kişinin cilt tipine, lekenin derinliğine göre farklı tedavileri birlikte uygulamak gerekmektedir.
Hangi tedaviden kaç seans yapılacağı kişinin tedaviye verdiği cevaba göre değişiklik gösterir.
Ortalama 5 -6 seansta %50 azalma sağlanabilmektedir.
Seanslar arasında size önerilen leke acıcı kremleri kullanmanız gerekmektedir. Lekelerin yeniden oluşmaması için güneş koruyucu şarttır. Güneş koruyucu; yüksek koruma faktörlü (spf 50) olmalı ve günde 2 – 3 kez yaz- kış kullanılmalıdır.

LEKE TEDAVİSİ UYGULAMA ALANLARI;
- Güneş lekeleri,
- Melezma (gebelik maskesi),
- Efelid (çil),
- Lentigo (yaşlılık lekeleri),
- Post inflamatuar hiperpigmentasyon (cilt yaralanmaları sonucu oluşan lekeler)
- Sivilce lekeleri

devamını oku...
Adres: Atatürk Bulv. Zafer Meydanı Zafer Çarşısı yanı 8/14 Kat:4 Kızılay-Ankara




Hamilelik sırasında ne kadar besleyici yağlar ve ya kremler de kullanılsa çatlakların oluşması kaçınılmaz bir durum gibi duruyor. Hamilelikte yaşadığınız değişimler yetmiyormuş gibi birde vücudunuzda doğum sonrası oluşacak hamilelik çatlaklarını gidermek yine size düşünüyor. Ama üzülmeyin, hamilelik sırasında çektiğiniz ağrılar ve acılar kadar kötü bir operasyon geçirmeyeceksiniz. Artık çatlaklarınızdan kurtulmak çok daha kolay ve konforlu olacaktır. Tekrar bıçak altına yatma ve yara izlerinin geçmesini bekleme gibi bir süreç geçirmeyeceksiniz. İnsan sağlı bizim için her zaman önemlidir. Çatlaklar genellikle kadınların büyük bir sorunu.

Hamilelik geçiren kadınların yaklaşık %92'sinde çatlaklar görülüyor. Ergenliğe giren genç kızlarında %45'inde çatlaklar görülmekte. Ciltte ki çatlaklar oluşurken kaşıntılar meydana gelir, kaşıntının ardından ciltte kızarıklık peşi sıra da kabarıklıklar oluşmaya başlar. Çizgi halinde oluşan çatlaklar zamanla cildin rengine dönerek çökmüş bir çizgi şeklinde son halini alır. Zamanla hafifleyip kaybolan çatlaklarla da karşılaşabilirsiniz.

Lazerle doğum çatlaklarını silerken lazer ışınları ile ışın verilir. Lazer tedavisinden önce cilde kremler sürmek faydalı olacaktır, yaklaşık üç ila altı ay cildinize doktorunuzun önerdiği A vitamini bulunan ve cildin kollajen yapısını arttıran kremler kullanmanız tavsiye edilir. Verilen ışınlar sonucu derinin altına geçen ısı, cildin elastik olmasını arttırır. Bu tedaviler 3-6 hafta ara ile en az 4-6 seans yapılmalıdır.

Alınan yanıta göre tedavi seansları artırılabilir. Cilt çatlağında lazer, ışık ve radyofrekans tedavileri oldukça etkilidir. Özellikle fraksiyonel lazer ve fraksiyonel radyofrekans en etkili tedavileri sağlar. Sadece bölge üzerinde deride kızarıklık ve kabarıklık olabilir. Daha sonrasında ise bölge de kabuklanma oluşur. On gün içerisinde kabuklar dökülür. Birkaç hafta sonra ise cildinizdeki değişimi gözle görülür bir biçimde fark edeceksiniz.