EsteAnka Güzellik Salonu

  • Uğur Mumcu Caddesi No:98/5 GOP-Ankara

Bilgi

Genel Bilgi

Saç ekimi nedir?

Saç ekimi, saç olan bölgeden alınan saç köklerinin saçsız bölgeye nakledilmesidir (ototransplantasyon). Saç ekimi, sağlıklı ve güçlü saç köklerinin ömür boyu dökülmeyen alan diye tabir edilen ense ve kulak üstünden alınarak seyrelmiş yada tamamen açılmış bölgeye nakil işlemidir. İşlem saç nakli diyede tabir edilmektedir. Başın yan ve arka bölgesinde yeterince saçı olan herkes saç ekimi için uygun adaydır. Bu kişilerde FUT, FUE yöntemlerinin her ikiside kullanılabilir. Saç, nakli cerrahisinde hızlı ve başarılı gelişmeler sayesinde işlem kaliteside doğru orantıda artmıştır. Ciddi ve titiz çalışma sonunda çok doğal bir görüntü ortaya çıkmaktadır. Saç nakli, arzu edilen her yaşta uygulanabilir.

Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, diyaliz gerektiren böbrek yetmezliği, ağır karaciğer ve kalp hastalarına uygulanmamaktadır. Saç ekimi ağrısız ve acısız bir işlemdir. Lokal anestezi denilen bölgesel uyuşturma tekniği ile ekim yapılır. Anestezinin etkisi işlem boyunca devam eder. İşlem sonrasında ekim yada alım yapılan bölgede hiç bir ağrı, acı, şişlik olmaz.

Saç Ekiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler?

Saç Ekimi yaptıracak olan kişinin başvuru yaptığı yer mutlaka hastane veya ameliyathanesi olan tıp merkezi olmalıdır. Güzellik salonları, apartman dairesi, merdiven altı yerler olmamalıdır. İşlemin başında mutlaka Uzman Doktor bulunmalıdır ve ekip olarak işlem yapılmalıdır. Sağlık bakanlığının da yönetmenliğinde bulunan yasal olarak gereken şartları yerine getirmiş merkezlerde işlemin yapılması gerekir. İşlem yapılacak olan ortamın ve kullanılacak olan ekipmanın dezenfeksiyonuna ve sterilizasyonuna dikkat edilmesi gerekmektedir.

Kullanılan malzemelerin tek kullanımlık olmaları bulaşıcı hastalık kapma yönünden büyük önem taşır. Hastanede yapılan işlem esnasında olası bir olumsuz gelişmeye müdahale edilebileceği için apartman daireleri yada bu işle alakası olmayan yerlerde yaptırmanız ciddi anlamda sıkıntıya sokabilir. Sizlere bu işleme yapan kişinin garanti vermesine dikkat ediniz. Alınan greft/doku sayısını mutlaka sayacağınızı söyleyin sayması çok basittir. Bu işlemi yapan yerlerde bu sıkıntılar genellikle yaşanmaktadır. 3000 greft saç ekileceğini söyleyip 1000 tane alınırsa bunu nasıl bilebileceğinizi sorun. Daha öncesinde saç ektiren hastaların örnek fotoğraflarını inceleyin. İnternetten indirilme fotoğraflarsa itibar etmeyiniz gerekirse ekim yaptıran kişilerle telefonda da olsa görüşün Merkezin kaç yıldır bu işi yaptığını ve görüştüğünüz kişinin bizzat kendisinin bu işi yapıp yapmadığına dikkat edin ekibe bırakılan kişiler yada dışarıdan ekip çağırılarak yapılan ekimler olumsuz sonuçlar verebilir bunlara dikkat etmeniz gerekmektedir.

Saç Ekimi Kimlere Nasıl Uygulanır?

Saç ekimi, açık alanı olan herhangi bir rahatsızlığı olmayan herkese uygulanabilir. Kalp,şeker,karaciğer yetmezliği,böbrek yetmezliği v.s rahatsızlığı olan hastalara uygulanmaz. Bu sebeple hastaların mutlaka saç ekimi öncesinde muayene olması ve gereken tahlil ve tetkiklerin yapılması gerekmektedir. Saç ekimi yapılacak kişiden ense bölgesinden çıkartılır uygun ortamda muhafaza edilir. Özel bir kalemle ön hat çizgisi belirlenmelidir bu çok önemli olup özellikle girinti ve çıkıntı verilmesi gerekir ki düz bir sıra halinde gözükmemesi için. Alınan kök sayısı kadar açık olan bölgeye ince iğnelerle tek tek kanalcıklar açılır ve alınan kökler çok hassas bir şekilde yerleştirilir. Daha detaylı bilgi için dünya saç Dünya Saç Örgütü"nün www.ishrs.org Sitesine girip bakabilirsiniz.

Doğal Saç Ekimi

Fue yöntemiyle saç ekimi yapılırken doğal bir saç ekimi yapılmasına dikkat edilmesi gerekir. Doğal saç ekimi ön hat çizgisinin yani saç ekiminin başlangıç yerini iyi tespit edip çizgisini doğal bir açı ile girinti ve çıkıntı vererek çizmek gerekir. Fue tekniğinin doğal bir görünüme sahip olabilmesi için saç köklerinin yerleştirilecek bölgelere yine açısını doğal saçların açısıyla aynı yönde kanallar açıp ön çizgiye girinti ve çıkıntı vermek gerekir.

Saçların yerleştirilmesi olayı bu konuda çok yanlışlıklar yapılıyor ve ön çizgisi kişilerin düz ve dik çıkan yönsüz çıkan halk arasında çim adam diye tarif edilen manzarayla karşılaşılıyor. Ekim işleminde daha öncesinde ayrılan tekli köklerin ön 2 veya 3 sıraya ekilmesi 2 li ve 3 lü köklerin arka kısımlara ekilerek daha sık doğal ve hacimli bir saça sahip olursunuz. Doğal saç ekimi saç ekimi yaptıracak kişilerin mutlaka dikkat etmesi gereken konudur.

Saç Hastalıkları

Vücudumuzun sağlığına nasıl dikkat ediyorsak dış görünüşün en önemli unsurlarından saçlarımızın sağlığına da aynı özeni göstermeliyiz. vücudumuz hastalanıyor da saçlarımız hastalanmıyor mu? tabi ki saçlarımız da canlı ve onların da hastalanması söz konusu.

Saçlı deride kaşıntı, kepeklenme, yara, saç dökülmesi ve seyrekleşmeden şikayet ediyorsanız sizin de saçlarınız hasta olabilir. kaşıntı aslında başlıca saç sorunudur. kaşıntıya neden olan bazı faktörler; bitlenme, saç egzamaları ve diabetes mellitus yani şeker hastalığıdır. kepeklenmeye sebep olan hastalıklarsa saç egzaması, sedef hastalıkları, sinirsel egzama ve mantar hastalığıdır.

Tedavi gerektirmeden önce bu hastalıklardan korunmak gerekir. en iyi korunma yolu temizlik ve hijyen kurallarına uymaktır. hijyen kurallarına uymanız bu hastalıkları geçirme ihtimalinizi düşürecektir.

Yine saç dökülmesi ve seyrekleşmesi de günümüzde önemli bir saç sağlığı sorunudur.

Saç dökülmesine neden olan en yaygın hastalıklar şunlardır:

* ateşli hastalıklar
* demir, protein ya da çinko eksikliği
* tiroid hastalıkları (tiroid bezinin az veya çok çalışması durumlarında)
* gebelik *şeker hastalıkları * karaciğer ve böbrek hastalıkları
* anemi * zayıflama için aşırı diyet
* kanser hastalıklarının seyrinde bazı ilaçlar ve kimyasal madde kullanımı (kemoterapi, radyoterapi)
* merkezi sinir sistem hastalıkları ve stres

Bunların dışında bir de kadınlarda görülen, erkeklerdeki olağan kelliğe benzer androgenetik alopesi mevcuttur. Bu duruma en çok over kistleri, hormonal bozukluklar ve andrenal tümörler neden olur. bu yüzden androgenetik tip alopesi çok iyi araştırılmalı ve tetkikleri yapılmalıdır.

Bölgesel saç dökülmesi de önemli bir saç sağlığı sorunudur. en sık rastlanan bölgesel saç dökülmesine örnek olarak mantar hastalıkları, saçkıran, bazı kozmetiklerin fazla kullanılması ve sürekli bir bölgeden saç koparılması gösterilebilir.

Saçkıran 1-2 cm çapında yuvarlak bir alanda ani saç dökülmesidir. bu tür saç dökülmesi bir bölgede olabildiği gibi birkaç değişik yerde, örneğin sakal, saç, kaş ve kirpiklerde de olabilir. saçkıranların asıl sebebi strestir. fakat bazı otoimmun ve cilt hastalarında da görülebilir. mantar hastalığıysa özellikle buluğ çağından evvelki çocuklarda ortaya çıkar. burada kırık saçlar içeren kepekli alanlar, kıl diplerinde kepek ve mantar birikimi üzerine iltihap bulunan ve kılların kolay çekildiği inflamatuar nodüler biçimde karşımıza çıkar. bu hastaların dışında bir de saçlı deride kıl, folliküllerinde tahribat yaparak dönüşümü olmayan saç dökülmesi oluştururlar. bunlar en çok doğumsal olurlar fakat enfeksiyon, fiziksel, tümöral ve diğer nedenlere de bağlı olabilirler

Yanık İzine Saç Ekimi

Fue yöntemi ile yanık izine saç ekim yöntemi; ciltte ve saçlı deride olan 2. derece yanıklar kısmen 3. derece yanıklarda tamamen kıl köklerinin ölümüne sebep olur. Yanık yeri iyileştiğinde geride incelmiş, pürüzsüz ve kılsız bir cilt ortaya çıkar. Özellikle kılların yoğun olduğu saçlı deri, bıyık, sakal gibi alanlarda bu yanık izi çok dramatik görünebilir. Çeşitli yöntemlerle cilt kaydırma ameliyatları yapılsada en doğru ve doğal sonuç FUE yöntemiyle elde edilir.

Sağlıklı Saçın Yapısı

Sağlıklı saç, merkezde bulunan dikey ve sağlam liflerin üzerine balık pulu gibi sıkıca yapışmış bir yapı ile karakterlidir. Balık pullarını andıran bu dış yapı içeride bulunan yağ dokusuna ne kadar sıkı sarılmışsa, saç dış etkenlere karşı o kadar iyi korunmuştur

Saç Niçin Dökülür?

Olağan Dökülme

Ömrünü tamamlamış saç kendiliğinden veya dış etkilerle (tarama, şampuanla yıkama, fırçalama, saça şekil verme çalışmaları) dökülür. Bunun yerine yeni saç çıkar. Günde ortalama 100 adet saç dökülür.

Stres

Ani, ciddi stres sonucu, Sevilen birinin ölümü, sevgiliden ayrılık, iş kaybı, gibi akut, ciddi stres halleri çarpıcı, hızlı, şiddetli saç dökülmelerine yol açabilir ve bu duruma stresle tetiklenen telojen effluvium denir.

İlaçlar

Pek çok ilaç saç büyümesi üzerine baskılayıcı tarzda etki yapabilir. Saç folikülleri yüksek oranda kan alan bölgelerdir. Vücuda giren herhangi bir ilaç kan yoluyla saç köküne gelir. Eğer ilaç uzun süre alınır ve yoğun bir biçimde saç köküne gelirse tüm saçlar dökülebilir.

Genetik Hastalıklar

Genetik hastalıkların önemli bir kısmında saç bulgularına rastlanır, ayrıca pek çok birincil saç hastalığında genetik faktörler etkilidir.

Tedavi Yöntemleri

İlaç : İlaç ile tedavi dökülen, tamamen yok olan saçlar üzerinde etkili değildir.Ancak dökülmekte olan cansız saçları kuvvetlendirmekte ve saç dökülme hızını yavaşlatmaktadırlar.

Saç Bakımı Önerileri:

Saçlarınızın, sağlıklı görünmesini istiyorsanız; ayda bir kestirin, ılık su ile yıkayın. Saçınız için en uygun şampuanı seçin. Saçlarınız, güneşe, rüzgara ve yüzme havuzu suyuna aşırı derecede maruz kalmasını önleyin. Havuzdan çıkar çıkmaz saçlarınızı şampuanla yıkayın.

Çok kuru saçlar; Şampuanı sadece ellerinizle, ıslak saçın diplerine dağıtın ve hafifçe yedirin. Durularken incelerek saçın içinden akacak olan şampuan, saçları temizlemek için yeterlidir. Böylece saçlarınızın biraz daha kurumasını önlemiş olursunuz.

Normal saçlar; Şampuanı dairesel hareketlerle saça yedirin, hemen ardından iyice durulayın. Eğer başınızda şampuan artığı kalırsa, saçlarınız matlaşır ve kurur. Kural şu: Şampuanlamak için harcadığınız sürenin üç misli süreyi durulamak için kullanın. Saçlarınızın ,durulandıktan sonra gıcırdar gibi olması gerekiyor

Çok ince saçlar; İnce telli saçlar, yağlı ürünleri kaldıramazlar. En iyisi, nemli (veya kuru) saçlara nemlendirici sprey sıkmaktır. Sprey, statik elektrik oluşmasını ve saç tellerinin 'uçuşmasını' engeller.

Saç ekiminden önce bilmem gerekenler:

Saç ektirmeye karar verip randevu aldıktan sonra ilk bir hafta alkol alınmamalıdır.aspirin kullanılmamalıdır.Dinlenmiş ve stresssiz bir şekilde gelmeniz gerekmetedir.

Anketlerde değişik tanımlamalar yapılmıştır "Aynalarla daha barışık yaşıyorum"

"Saçımı taramaktan eskisinden daha çok zevk alıyorum"
"Evlenemeyeceğim korkusu yaşıyordum artık evliyim"
"Yazın güneşte ne yapacağımı şaşırıyordum şapka taksam kompleks diyecekler takmasam yanıyor"
"Kışın tepemin donmasından sinir oluyordum takım elbisenin üstüne de bere takılmıyor ki"
"Eşim "önemi yok ben seni böyle seviyorum" derdi şimdi daha çok sevdiğini söylüyor.
"Kızımla alay ediyorlarmış babası kel diye gelsin de görsünler"
"Palyaçonun kafamı sıvazlayarak "kelltoşş" demesi karar vermemi sağladı sağolsun"
"Sanki konacak bir yer yokmuş gibi sinek gelip tam tepeme konardı yada bana öyle gelirdi"
"Denize şapkayla girmemi hep yadırgarlardı"
"yağmurda dolaşmak zevk değil eziyet olurdu"
"Kaşımak bile dert oluyordu sanki yaralanacakmış gibi gelirdi"
"Kaşlarım dökülse bu kadar sinir olmazdım"
"Yanlardan getirerek kapattığım kısım açılacak diye korkardım"
"Kel lakabımın geçerliliği kalmadı"
"Yağmur yağdığını ilk fark eden ben olmuyorum artık"

Saçın Rengini Ve Yapısını Neler Etkiler?

Saçın farklı renk ve tonları melanin pigmentasyonunun bir sonucudur. Saçtaki melanin esas olarak saçın etrafındaki melanositler tarafından üretilir. Saç, yaşla birlikte grileşir. Ancak gerçek gri saçlar ileri yaşlara kadar ender görülür; sıklıkla gri saçlar adı verilen saç, beyaz ve pigmentli saçın bir karışımıdır.

Saçın Yapısı

İnsanları birbirinden ayıran çok çesitli karakteristik özellikler vardir. Saç bu karakteristik özellikler içinde en çok çeşitlilik gösteren yapılardan bir tanesidir. Rengi, şekli, uzunluğu kişiden kişiye farklıdır. Tüm bu doğal çeşitliliğinin dışında insanlar, kendi zevk ve beğenileri doğrultusunda saçlarının görüntüsünü deşiştirerek dış görüntülerini tamamlayan bir parçası haline getirirler Kafa derisindeki binlerce farklı saç folikülü herhangi bir zamanda farklı aşamalarda bulunur. Saç her ay ortalama 1 cm kadar olmak üzere 2-6 sene boyunca sürekli büyür ve sonra 2-4 hafta boyunca büyümeyi durdurur. Bu süreden sonra saç dökülür, normalde her gün ortalama 100 saç dökülmektedir. Saç döngüsü çok yavaş bir süre olduğu için herhangi bir tedavinin yararının görülmesi zaman gerektirir.

Saç Çizgisi

Ekiminiz ne kadar sık olursa olsun,dümdüz olan bir saç çizgisi doğallıktan uzaklaştırır,yapay bir görüntü verir.Ekimde en çok dikkat edilmesi gereken unsurlardan biri saç çizgisidir. Saç Erkeklerde hafif V şeklinde gelen doğal bir saç çizgisi vardır ve bu saç çizgisinde herkeste farklı bir yön bulunmaktadır. Başarılı bir ekimde bu yöne dikkat edilerek ve saç çizginiz doğal zikzaklarla içli dışlı hatlarla karışık yapılarak doğal çiziniz oluşturulur. Kişinin yüz hattına göre ve kaşlarıda baz alınarak çizgi oluşturulur. Saç çizgisi saç ekiminin en zor ve sonucu belirleyen en önemli bölgesidir. Çünkü saç çizgisi kişinin aynaya baktığında ilk gördüğü bölgedir ve doğal olmayan görüntüler işlemin başarısızlığını kanıtlar. Bu açıdan doktor, saç çizgisi oluştururken mutlaka estetik prensiplere uymalıdır. Saçın doğal yapısı ile uyumlu ekim gerçekleştirilmelidir.

Saç Ekiminden Önce Araştırmanız Gerekenler

Size gösterilen montajlanmış resimleri değil mümkünse ekilen kişileri görün Ekim yapan ekiple tanışın ve eğitimlerini öğrenin İşi ucuza getirmeye çalışmayın(yoksa kalite düşebilir). Her bir kıl kökünü önemseyen ekibe ekim yaptırın(sizin için her kıl kökünün kıymetli olduğunu unutmayın) FUE yönteminde nerdeyse teknolojiye hiç yer yoktur bu sebeple sizi etkilemek amacıyla yapılan muayeneleri (saç analizi,bilgisayarlı saç analizi, dermatoskop,trikoskop vs) görmezden gelin. Saçlarınız seyrekse tam kelleşmeden ekim yaptırın böylece tam kel halinizi görmemiş olursunuz. Bir günde birden fazla saç ekimi yapılan yere ekim yaptırmayın, yoksa aceleye gelirsiniz. Girdiğiniz iş yerinin albenisinden etkilenmeyin.önemli olan yapılan iştir. Saçlı alanda yanık kıl köklerini etkileyecek kadar derinse saçlar çıkmayabilir,tek tedavi yöntemi saç ekimidir. Tek seansta ekilecek saç greft sayısı maksimum 3000 .3500 arasıdır.bunun daha fazlası mümkün değildir..

Saç Dökülmesi

Yaşlandıkça rengini ve formunu kaybeden saçların dökülmesinde stresten ateşli hastalıklara,gebelikten diyet yapmaya,testesteron hormonunun fazla salgılanmasına,genetik faktörlere bağlı bir çok nedenin etkili olduğu belirtiliyor.

Saç dökülmesi belli bir oranda tıbbi açıdan normal kabul edilir.Her gün 50 ,100 saç teli dökülmesi normaldir.Bunun üzerindeki oran tıbbi adı aleposi olan saç dökülmesine girer.

Saç dökülmesinin bilinen en yaygın sebebi genetik faktörlerdir.Bunun dışında hormonal ve çevresel faktörlerde etkilidir. Tüm toplumlarda saçlarla saç şekillerinin sosyal ve kültürel bir önemi vardır. Saç dökülmesiyle karşılaşan bir kişi, kendisini fiziksel ve ruhsal olarak zayıf görmeye başlayarak, bu durumdan kurtulabilmek için değişik yöntemlere başvurabilir. Ancak, saç dökülmesinin nedeni bulunmadan doğru bir tedavi şekli uygulanamaz. Uzmanların verdikleri bilgiye göre, sağlıklı bir insanda saçların yaklaşık yüzde 90'ı sürekli uzama halindedir. Bu büyüme evresi 2-6 yıl kadar sürebilir. Geriye kalan yüzde 10'luk kısım ise, 2-3 ay kadar süren dinlenme evresinde bekler. Bu dinlenme evresi sonucunda saçlar dökülür, dökülen saç köklerinden yeni saçlar büyümeye başlar ve döngü bu şekilde devam eder. Saç dökülmelerinin çoğu da işte bu normal saç büyüme döngüsünden kaynaklanır. Günde 50-100 adet saç telinin dökülmesi ise normal sınırlar içerisinde kabul edilir. Saç dökülmesinin nedenlerini bilmek hem bilinçli davranarak baştan bazı tedbirler almanızı sağlayacak, hem de bir sorun yaşadığınızda doğru tedavi şekli konusunda sizi yönlendirecektir. İşte sizi bu önemli sorundan kurtaracak saç dökülmesinin başlıca nedenleri.

Uygunsuz saç bakımı ve kozmetik ürün kullanımı: Uzmanlara göre; boya, renk açma, düzleştirme veya perma gibi yöntemler, uygun koşullarda yapılmazsa saça zarar verebiliyor. Bu yöntemlerin sık sık veya aynı anda uygulanması da saçı zayıflatıp kırılmasına neden olabiliyor. Saçı çeken atkuyruğu, örgü, sıkı lastiklerle toplama gibi saç şekillerinin de sıklıkla uygulanmaması gerekiyor. Çünkü saç diplerine etki eden sabit çekme kuvveti saç kaybına neden olabiliyor. Sık sık yıkamak, taramak ve fırçalamak ise saçı kırabiliyor.

Ailesel saç kaybı: Saç dökülmelerinin en sık rastlanan sebebinin kalıtsal özellik olduğunu bildiren uzmanlar, bu kalıtıma sahip olan kadınlarda saçlarda azalma görüldüğünü, ancak kellik oluşmadığını belirtiyor. Bu duruma 'erkek tipi kellik' deniyor ve 10-20-30'lu yaşlarda başlayabiliyor. Son zamanlarda yeni tıbbi tedavi seçenekleri sunulmasına rağmen kalıcı bir düzelme sağlamanın saç transplantasyonu dışında henüz mümkün olmadığını ifade eden uzmanlar, hasta için uygun olacak yöntemin doktor tarafından seçilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Alopesi areata: Bu tip saç kayıplarında düzgün yüzeyli, para büyüklüğünde veya daha geniş yuvarlak yama tarzı alanlar oluşuyor. Nadiren tüm saç ve vücut kıllarında kayıp oluşabiliyor. Her yaşta görülebilen bu tip saç dökülmesini yapan neden bilinmemekle birlikte, birçok hastada saçlar daha sonra kendiliğinden büyüyor.

Mantar hastalıkları: Küçük yamalar halinde kabuklanmalarla başlayıp yayılabilen, saçlarda kırılma, saçlı deride kızarıklık ve şişlik, hatta sızıntıya neden olabilen mantar hastalığının çocuklarda daha sık görüldüğünü belirten uzmanlar, hastalığın mutlaka ilaçla tedavi edilmesi gerektiğini bildiriyor.

Büyük cerrahi girişimler ve kronik hastalıklar: Büyük cerrahi operasyon geçiren hastaların 1-3 ay içinde aşırı bir saç dökülmesi fark edebileceklerini belirten uzmanlar, bu durumun birkaç ay içinde geçebileceğini, ağır kronik hastalığı olan kişilerde ise saç kaybının ömür boyu devam edeceğini bildiriyor. Aynı şekilde, tiroid hastalığı da saç dökülmesi nedenlerinden biridir.

Saç Ekiminde Başarılı Olmanın Tüm Yönleri

FUE ve FUE plus tekniği konusunda deneyim Kullanılan alım- punch iğnelerinin çapının doğru seçimi 1 mm altındaki çaplarda yuvarlak iğne ekim tekniği ve FUE Plus'ta kullanılan 0.7-0.8 mm iğne seçimi Doktorun işine ve hastasına olan saygısı, hasta haklarına olan bağlılığı Ekibin devamlılığı ve uzun süredir birlikte olması Doktorun işine olan saygısı ve hastanın saç ekimi kararının onun hayatındaki çok önemli bir karar olduğunun farkında olarak, FUE tekniğine estetik bir sanat gözü ile bakması Saç ekimi odasının sessiz ve temiz olması İlk olarak özetlenecek teknik ve psikolojik altyapının kurulması geliştirilmesi ve doktorun deneyimi çok önemlidir.
Dermapen (mikro iğleneme)

Dermapen Nedir?

Dermapen gözeneklerin genişlemesi, çizgiler, kırışıklıklar, elastikiyet kaybı, sarkma gibi yaşlanma bulgularının ortaya çıkışını önlemek için uygulanan bir mikroiğneleme yöntemidir. Dermapen ile mikroiğneleme kişinin sosyal yaşamdan uzaklaşmadan ve doğal görünümünden uzaklaşmadan, herhangi bir yabancı maddenin enjekte edilmediği uygulamaları tercih ettiği durumlarda kullanılan bir tedavi yöntemidir. Cildin en üst tabakası olan epidermise zarar vermeden, soymadan, tahriş etmeden uygulanan bir yöntem olduğu için sonrasında cilt hassasiyeti gelişme ihtimali epidermisi zedeleyen yöntemlere göre hayli düşüktür. Geçmişi antik Çin tarihine kadar uzanan ve Çin prenseslerine anti aging (yaşlanma belirtilerini geciktirici, önleyici) amaçlı uygulanan mikro iğne sisteminin modern tıp ile birleştirilmiş hali olan dermapen uygulaması tüm deri tipleri için uygundur. İnce yapısı nedeniyle pek çok uygulamada dokunulmaktan çekinilen boyun bölgesinde de uygulanabilir.

Dermapen nasıl uygulanmalıdır?

Uygulama öncesinde ciltteki makyaj artıkları temizlenir ve cilt dezenfekte edilir. Hijyen kurallarına uyulan klinik ortamlarında uygulandığında ciddi bir risk taşımayan etkili ve güvenilir bir yöntemdir. Dermapen cihazının cilde dik olarak nazikçe girip çıkan ultra ince mikro iğneleri (0,02 mm) sayesinde deri yüzeyinde mikroskobik kanallar açılmasıyla cildin iyileşme mekanizmaları tetiklenmiş olur ve bu sayede kan dolaşımı hızlanmış olur.

Dermapenin etki alanları nedir?

Akne ve oluşturduğu izlerinin tedavisi.
Genişlemiş gözeneklerin küçültülme işlemi.
Güneşte hasar görmüş ciltlerin tedavisi.
Saç kaybı ve kellik tedavisinde.
Göz ve çevresinde yaşanılan problemlerin kullanımında ( Morluklar ve torbalanmalar gibi).
Boyun bölgesi ve dekolte alanlarında hafif kırışıklık ve sarkmalarda.
Stria (oluşan Çatlaklar) tedavisinde.
İnce çizgilenmelerin tedavisi ve oluşan derin kırışıklıkların hafifletilmesinde.
Skar (Kötü yara iyileşmesi) tedavilerinde.
Siğil tedavisinde.

Dermapen hangi sıklıkta uygulanmalıdır?

Ayda bir kez olmak üzere en az 4 seans olarak önerilir. Ayda bir kezden sık uygulandığında hastaya ek bir fayda sağlamadığı ve etkiyi arttırmadığı için seans aralıklarını kısaltmak anlamlı değildir.

Dermapen hangi durumlarda önerilmez? Aktif akne Uçuk ya da siğil gibi viral deri hastalıkları Şiddetli egzema ya da sedef hastalığı Kanama bozuklukları, kan sulandırıcı ilaç kullanımı Keloid gelişimine aşırı yatkınlık Kemoterapi ya da radyoterapi alan hastalar Dermapen tedavi süreci nasıl ilerlemektedir?

Dermapen cilt yenileme tedavi süreci, yapılan birçok farklı uygulamaya göre çok kısa sürede olumlu etkiler göstermekte. Yaklaşık olarak 1 ila 3 saat arasında uygulanan tedavi sürecinin ardından kısa bir süre sonra sonuçları cildinizde belirgin bir şekilde gözlemleyebiliyorsunuz. Uygulama aşamaları ise son derece özen isteyen bir tedavi yöntemidir. Vücudun herhangi bir noktasında oluşan doku kaybı ya da farklı sorunlar yaşayan bölgelere rahatlıkla uygulanabilmektedir. Dermapen tedavi yönteminin uygulandığı cilt bölgesinde doku gelişimi hızlı bir şekilde başlar ve kısa sürede tamamlanır. Tedavi yöntemi, kadın ve erkek ayırmaksızın her cilde uygulanabilen bir tedavi yöntemi olarak da bilinmektedir.

Tedavi sürecinin tamamlanmasının ardından iyileşme sürecide çok kısa sürmektedir. Tedavi yöntemini en cazip kılan özelliklerden birisi de budur. Bununla birlikte tedavinin uygulandığı bölgede kolajen üretimi yenilenir ve damarsal faaliyetler daha iyi çalışarak gelişir. Dermapen tedavi yöntemi, CE ve FDA kurumları tarafından onaylanmıştır.

Dermapen uygulamalartamamen profesyonel uygulamalardır ev kullanımı için üretilen cihazlar hastanın en ufak hatasında yarardan çok zarar oluşturur. Bu uygulamayı kullanım ayarları özellikle derinlik belirlenmesi mutlaka uzman tarafından yapılmalıdır.

Dermaroller
Dermaroller nedir?

Dermaroller, Türkiye'de ve dünyada "mesoroller" ve "microneedling" isimleri ile de bilinmektedir. Silindirik bir tamburun üzerine dizilmiş son derece ince, özel olarak hazırlanmış 162 adet çelik iğneden oluşur. İğnelerin simetrisi, yapıldığı materyal, silindirin üzerinde kalan ve deriye girecek olan kısmın derinliği, iğne sayısı önemli kriterlerdir. Doğru kriterlerle hazırlanmış, klinik olarak test edilmiş, CE Belgeli ilk ve "orjinal" ürün Dermaroller'dır. 2000'li yılların başından bu yana yaygın olarak kullanılan medikal bir alettir.

Dermaroller nasıl uygulanmalıdır?

Uzman kontrolünde kişiye özel olarak uygulanır. Cilt yüzeyi üzerinde gezdirilerek kullanılan dermaroller, üzerindeki iğnelerin deriye temas etmesiyle, alt tabakada yer alan ve cilt problemlerinin yoğunlukla görüldüğü dermis bölümünde mikro kanallar açar. Vücudumuz, açılan bu mikro kanalları yara gibi algılar ve kendini yenilemeye çalışır. Dermaroller aslında diğer kozmetik işlemlere göre basit bir yöntemdir. Dermaroller öncesi dermatoloğunuz oluşabilecek ağrıyı en aza indirmek için tedaviden yaklaşık yarım saat önce derinizi uyuşturacak lokal anestezik krem uygulayacaktır. Sonrasında antiseptik ile temizledikten sonra dermarolleri derinizde ritmik bir şekilde yukarı-aşağı, sağa-sola hareket ettirecektir. Bu işlem ortalama 20-30 dakika sürer. Bu işlemi takiben deride bir miktar kızarıklık ve kanama odakları oluşabilir. Bu durum işlem sonrası 2-3 gün devam edebilir. İşlem sonrası bir krem veya yatıştırıcı bir jel bu rahatsızlık durumunu giderebilir. Bunun için kollajen üretimine yardımcı olabilecek bir jel, krem veya losyon seçilmelidir. Dermaroller sonrası oluşan ince kanallar hızla kapanmaya başlayacağı için işlemden sonra 15 dakika içinde kollajen üretimini arttırabilecek çeşitli vitaminler, serumlar veya kremler uygulanmalıdır. Bu kanallar iğnenin çapına göre maksimum 24 saatte tamamen kapanır. Dermaroller sonrası güneş koruyucu kullanımı da tavsiye edilir.

Dermarollerın etki alanları nelerdir?

Akne (sivilce) ve akne izlerinin giderilmesinde; bazı tip saç dökülmelerinin tedavisinde; göz altı morlukları ve torbalarının tedavisinde; hamilelik, aşırı kilo alıp verme gibi durumlarda oluşan çatlakların tedavisinde; yaşlanmaya bağlı kırışıklıkların tedavisinde ve güneşe bağlı deri hasarının azaltılmasında; ameliyat, yanık ve yaralanma sonrası oluşan yara izlerinin tedavisinde; selülitin azaltılmasında dermaroller yöntemi kullanılabilir. Yine saç dökülmesi tedavisi veya selülit tedavisi gibi durumlarda tedavi ile birlikte yapılan dermaroller tedavinin etkisini arttırır. Cilde temas eden iğneler derinin üst tabakasından (epidermis) geçer ve daha alt kısımda bulunan derinin alt tabakasına (dermise) doğru çok ince kanallar açar. Bu kanalları vücut küçük yaralar olarak algılar ve buna karşılık kendini yenilemeye çalışır. Böylece deriye dolgunluk veren, esneklik sağlayan ve deriyi kuvvetlendiren kollajen ve elastik liflerin üretimi artar. Ayrıca bu kanallar yardımıyla cilde sürülen kozmetikler ve serumlar normal deriye uygulanmasına göre yaklaşık 100 kat daha iyi emilir.

Dermaroller hangi durumlarda önerilmez?

Sedef hastalığı, rozase (cilt kızarıklığı), egzema, aktif deri enfeksiyonu(siğiller, uçuk gibi), kabarık benler, çok aktif akne, deri kanseri, kötü yara iyileşmesi olan kişiler, kan sulandırıcı (antikoagülan) kullananlar ve bağışıklık sistemi baskılanmış olan kişilerde dermaroller uygulanmamalıdır.

Dermaroller ile ilgili bilmek isteyeceğiniz detaylar nelerdir?

Dermaroller silindiri üzerindeki iğneler titanyumdan yapılmıştır. Titanyum iğneler sivri oldukları için cilde giriş esnasında pek zorlanmaz, bu yüzden kısmen uzun ömürlüdür ancak hassastır. Kullanımına bağlı olarak belirli bir ömrü vardır ve kullanan uzman iğnelerin köreldiğini hissettiği zaman dermarollerı yeniler. Dermaroller herhangi bir kimseyle ortak kullanılmamalıdır, bakımı ve temizliği dikkatli yapılmalıdır.

Dermarollerdeki ince iğnelerin boyutu tedaviye cevabı etkiler.Uzmanınızın dermarollerin uygulanma amacına göre ve uygulama bölgesine göre sizin için en uygun boyutta iğneleri içeren dermarolleri seçecektir.

Dermaroller tedavisine başlanmadan önce tedavi sonuçları ile ilgili gerçekçi beklentilere sahip olunmalıdır. Örneğin kötü görünümlü, çok derin yara izinin tamamen kaybolmasını isteyebilirsiniz. Ancak bu tedavi yara izini tamamen yok etmeyecek, sadece görünümünü düzeltecektir. Hangi durumda ne kadar fayda görebileceğinizle ilgili tedaviye başlamadan önce uzmanınıza danışınız.

Buz başlıklı Diode (ütüleme sistemi epilasyon)

Buz lazerler 810 nm dalga boyundaki lazerlere verilen genel isimdir. Farklı markada ve farklı ülke kaynaklı diode ütüleme lazerler Türkiye'de kullanılmaktadır. Diode ütüleme lazerler diğer lazer sistemlerinden farklı teknolojik özelliklere sahiptir. Epilasyonda kullanılsa da birbirlerinden önemli farklar gösterirler. Diode ütüleme lazerler diğer lazerlerden daha derine inerler. Bu nedenle derin yerleşim gösteren kıllarda daha etkin tedavi, ütüleme tekniği ile de kolaylık sağlarlar.

Diode ütüleme lazerler diğer lazer cihazlarının görmediği ince siyah, daha çok yüz, sırt, kol, üst bacak bölgelerinde etkili lazerlerdir.. Tüm bölgeler ve sonuçlar değerlendirildiğinde diode ütüleme lazerler etkili lazerlerdir.

Diode ütüleme lazerlerin bir önemli avantajı da tüm cilt tiplerinde kullanılabilmesidir.
Cilt Bakımı

Profesyonel ürünlerle yapılan uzmanlar tarafından uygulanması gereken cildin ihtiyaçlarına uygun derinlemesine bakım işlemidir. Cilt tipine uygun ürünlerin doğru uygulanmasıyla ciltte;

akne sorunlarının giderilmesi
leke tedavisi
anti againg(yaşlanma karşıtı)
lifting uygulaması(kolojen bakım)
gözenek sorunu
pigment farklılığı(ciltte renk değişikliği)
kuru,karma,yağlı ciltlere özel bakım
komedon tedavisi
yüz masajı
peling (arındırma)
yüksek frekans (cilde kızılötesi ışınlar göndererek cilde bu ışınlar sayesinde dezenfekte,sıkılaştırma ve toparlama)
ozon bakımı
buhar bakımı
altın bakımı (özel günlerde kullanıma uygun altın gibi parlayan cilt bakımı) gibi bakımlarla ciltte çok daha güzel bir görünüm elde etmek ve cildin zamana karşı direnmesini ve hep genç kalmasını sağlamak mümkün.

Kimler Cilt Bakımı Yaptırmalıdır?

28 yaşına kadar her regli döneminde cilt kendini yeniler.Ancak 28 yaşından sonra ek uygulamalarla cildi beslemek ve düzenli bakımını yaptırmak gereklidir. Bunun için erken yaşta cilt bakımına başlamak gelecekte cildimizin daha iyi ve daha sağlıklı görünmesini sağlayacaktır.25 yaşından sonra herkes cilt bakımı yaptırmalıdır.

Cilt bakımını yaptıracak kişinin yaşı değil cilt yaşı çok önemlidir.örneğin 35 yaşındaki bir kişinin düzenli cilt bakımı yaptırmasıyla cilt yaşı 25 olabilir. Cildin yaşlanmasını tetikleyen dış faktörlere karşı korumada ancak düzenli cilt bakımlarıyla mümkün olabilir.bu dış nedenler ;

Düzensiz uyku
sigara ve alkol tüketimi
aşırı stres ve yorgunluk
hormonların ani değişmesi
hava kirliliği
yağlı yiyecekler

suyun az tüketilmesi gibi nedenlerle cilt zamana erken yenilebilir yada istenmeyen sorunlarla karşılaşılabilir.Tüm bunları engellemek ve cildinizi koruma altına almak zamana meydan okumak tamamen sizin elinizde.

Cilt Bakımının Amacı Nedir?

Cilt bakımının amacı sadece güzel görünmek değil; aynı zamanda ruh ve beden sağlığımızı korumaktır. Sağlıklı görünen bir cilt çevremizle olan ilişkilerimizin işteki performansımızın ayrıca moral eğrimizin yüksek olmasında çok önemli katkıları olacağı açıktır. Güzel sağlıklı görünen bir cilt, biliyoruz ki güzelliğin en önemli parçasıdır. Ayrıca cildimizin normal işlevini sürdürebilmesi için de cilt tipine uygun ürünlerle bakım yapmak son derece önemlidir.

Cilt Bakımı Neden Merkezlerde Yapılmalıdır?

Cildimizin ihtiyaçlarını bilmek doğasını anlamak ve doğru ürünle doğru uygulamayı yapmak bu konuda uzmanlaşmış olan kişilerin işidir. Unutulmaması gereken en önemli nokta bu iş yanlış uygulandığında sonucun daha kötü olacağıdır. Günümüz koşullarında ne yazıkki cildimizin ihtiyaç duyduğu şeyleri doğal yoldan temin edemeyeceğimiz gerçektir. Bu nedenle cildimizin ihtiyaçlarını ancak destek ürünlerini dışarıdan merkezlerde bulunan özel cihazlar yardımıyla uzmanlar tarafından sağlayabiliriz.

PRP tedavisi (kök hücre cilt gençleştirme)

Prp nedir ?

PRP, "PlateletRichPlasma-Platelet (trombosit, pıhtı hücresi) yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması" adı verilen tedavi yönteminin kısaltılmış ismidir. Yeni bir cilt gençleştirme yöntemi olan PRP uygulaması son yıllarda geliştirilmiştir. PRP yönteminde hastadan 8-20 cc kan alınarak santrifüj edilir. PRP tedavisinde elde edilen serum, mezoterapi gibi minik küçük miktarlarda ve yaygın olarak derinin içine enjekte edilir. Dokularımızda herhangi bir hasar oluştuğunda kanımız pıhtı hücrelerini bu dokuya toplayarak bir onarım süreci başlatır, PRP uygulamasının amacı hedef dokuya kan dolaşımı ile taşınabilecek olandan çok daha fazla sayıda pıhtı hücresi verebilmektir. Böylece hedef dokunun onarımı hızla ve güçlü bir şekilde başlar ve daha çabuk sonuçlanır. PRP yöntemi ile elde edilen serumdaki plateletlerin yoğunluğu kandakinden 2 ila 4 kat fazladır.

Prp uygulamasında amaç nedir ?

PRP tedavisinde hastanın tamamı kendine ait bir serum elde edilir. Elde edilen serumdaki pıhtı hücrelerinin ortalama yoğunluğu mililitreküpte bir milyon olarak ölçülmektedir. PRP tedavisinde pıhtı hücrelerinden, tüm yara iyileşmesi ve doku yenilenmesi süreçlerini başlatan, yaşamsal öneme sahip büyüme faktörlerini elde etmek amaçlanır. PRP yöntemiyle elde edilen serumdaki pıhtı hücreleri ve büyüme faktörleri, yeni kollajen oluşumunu ve hücreler arası maddeyi çoğaltarak cildi yenilemek üzere derinin alt dokularına yayılır.

PRP uygulamasında amaç nedir?

PRP tedavisinde hastanın tamamı kendine ait bir serum elde edilir. Elde edilen serumdaki pıhtı hücrelerinin ortalama yoğunluğu mililitreküpte bir milyon olarak ölçülmektedir. PRP tedavisinde pıhtı hücrelerinden, tüm yara iyileşmesi ve doku yenilenmesi süreçlerini başlatan, yaşamsal öneme sahip büyüme faktörlerini elde etmek amaçlanır. PRP yöntemiyle elde edilen serumdaki pıhtı hücreleri ve büyüme faktörleri, yeni kollajen oluşumunu ve hücreler arası maddeyi çoğaltarak cildi yenilemek üzere derinin alt dokularına yayılır. Lazer / peeling gibi uygulamalardan hemen sonra, derinin hızla yapılanmasını sağlamak, Deride yılların ve UV ışınlarına maruz kalmanın sonuçlarını geriye döndürecek biçimde kırışıklıkların düzelmesini, çöküntülerin giderilmesini, esneklik ve parlaklığının yeniden kazandırılmasını sağlamak, İyileşmesi uzun süren yara, çatlak ve deri niteliğinin zarar gördüğü durumların kontrolünü sağlamak

Uygulama hangi yollarla yapılmaktadır?

Bu uygulama yüz, boyun, dekolte, ellerin üstü ve bacak içleri, kollar, saçlı deri gibi cilt yenilenmesi gerektiren tüm alanlarda kullanılır. Gözaltı morluklarında ve leke tedavisinde iyi sonuçlar alınabilir. Derin kırışıklıklar için, PRP'ninotologtrombin ile bileşiminden oluşan karışım deri altına yapıldıktan hemen sonra bir jel haline dönüşür. Bu jel yoğun bir doku onarımı süreci başlatarak hacim kayıplarını giderecek bir etki gösterir. PRP jel sadece hacim kazandırıcı bir dolgu olarak etki göstermez, aynı zamanda da enjeksiyonun yapıldığı yeri çevreleyen dokunun aynısı olan yeni bir dokunun oluşumunu da başlatır. Bu dolgu materyali kişinin kendisine ait olduğu için alerji yan etkisi olmamaktadır

Pratikte PRP uygulaması nasıl yapılır?

Uygulamanın yapılacağı kişiden az miktarada 8-20 ml kan alınır, santrfüj cihazında plateletleri ayrıştırılır. Ayrıştırılan plateletler kitteki tüpün içersinde yoğunlaşıp birikir ve PRP denilen bir kan ürünü ortaya çıkar. Bu ürün (PRP) dolgu veya mezoterapi gibi yollarla deriye uygulanır, deriyi gençleştirici etkisi uygulamanın hemen sonrasında parlak ve canlı bir görünümle belirgin hale gelir. Bu tedavinin uygulanması ne kadar sürüyor? Özel bir koşul gerekiyor mu? Toplamda yaklaşık 10 dakikalık bir uygulamadır. Kolayca, acısız biçimde uygulanır. PRP uygulamasında kan alınmasından dolgu veya mezoterapi ya da maske uygulamasına kadar olan tüm işlemlerin teknik ve hijyenik nedenlerle aynı yerde yapılması gerekir. Plateletler bizim kanımızda serbest halde dolaştığına göre neden yaşlanan dokuya kendiliklerinden gidip bu süreci başlatmıyorlar? Aslında kan dolaşımı ile dokulara ulaşan plateletler bunu belirli ölçüde yaparlar ancak genel olarak yaşlanmakta olan bir bedende bu tetikleme yeterli değildir. Bu nedenle plateletler yoğunlaştırılıp PRP haline getirilir ve hedeflenen dokulara; yüze, boyuna, ellere ve diğer alanlara uygulanır.

Deriyi en doğal biçimde yeniden canlandırır, yapılandırır. Kolay ve güvenli biçimde uygulanır. Sadece yeni kolajen oluşumunu değil, derinin tüm yaşamsal işlevlerini destekler. Kırışıklıkları ve çizgileri deriyi "doldurarak" değil "gençleştirerek" giderir. İlk uygulamadan sonrası sağlanan parlak sağlıklı görünüm bir süre sonra hafifçe gerileyebilir, bunun için ardışık uygulamalar yapılmalı ve genleştirici etkinin yığılmasını sağlamalıdır. 3 veya 4 uygulamadan oluşan kürler her 10-12 ayda bir kez tekrarlandığında kalıcı sayılabilecek kadar uzun etkili bir gençleştirici etkisi sağlanmış olacaktır.
Plexr nedır?

pLEXR, herhangi bir elektrik bağlantısı olmayan, son derece kullanışlı ve ergonomik olan, yüksek performanslı bir kablosuz cihazdır. Bu cihaz Sıkılaştırma, Rejuvenasyon, Biostimülasyon ve Yeniden Biçimleme amaçlı geliştirilmiştir.

15 yıldır Avrupa'da yaygın olarak kullanılan, birçok estetik cerrahi işleme alternatif olarak uygulanan CE belgeli bir uygulamadır. En önemli özelliği maddenin 4. Halini kullanıyor olmasıdır. Plexr, uygulamanın yapıldığı bölgede gaz halinde var olan su buharı ve azotu yüksek enerji ile plazma haline dönüştürür ve bu şekilde etki sağlar. Bu etkileşim sonucunda oluşan iyon bulutu, cilt yüzeyine etki ederek hızlı bir şekilde yenileme sağlamaktadır.

PLEXR UYGULAMA ALANLARI

1. Blefaroplasti (Ameliyatsız Göz Kapağı Estetiği)
2. Göz Altı ve Göz Çevresi Sıkılaştırma
3. Dudak Üstü Çizgiler
4. Yüz ve Vücut Sıkılaştırma
5. Leke Tedavisi
6. Karın Bölgesi Sıkılaştırma
7. Akne Tedavisi(aktif)
8. Fibrom, Ben, Siğil, Keloid, Ksantelazma( gözkapağı üzeri yağ bezeleri), Discheratoma ( ciltte renk tonu bozukluğu)Tedavisi
9. Her Renkte Dövmenin Çıkarılması
10. Akne ve Diğer Nedenlerden Kaynaklanan Skarların Düzeltilmesi
11. DilatePeriumbilikal(kilo alıp vermeye bağlı ortaya çıkan göbek etrafındaki) Çizgilerin Tedavisi
12. Stria (çatlak) Tedavisi

Plexr Uygulaması nasıl yapılır?

Öncelikle uygulamanın yapılacağı bölge antiseptik sıvı ile temizlenir. Ardından lokal anestezik krem sürülür, 20 dk. Beklenir. Süre tamamlanınca işlem uygulanır.

Plexr uygulaması ne kadar sürer?

Tedavinin uygulanacağı bölgenin boyutuna göre lokal anestezi sonrası 5 ile 20 dakika arasında bir zaman almaktadır.

Plexr uygulamasında ağrı-acı var mı?

Uygulamanın yapıldığı sırada ağrı-acı hissi oluşmuyor. Uygulama bittikten sonra ise çok hafif bir sızı hissi olabilmekte. Ancak bu his kesinlikle rahatsız edici boyutta değildir ve 1 ile 2 gün içinde tamamen geçmektedir.

Plexr uygulaması sonrası iyileşme süresi nedir?

Uygulama bölgesini güneş koruma faktörlü sıvı fondöten ile hem UV'den koruyor, hem de temizleme sırasında bölgede olabilecek ince kabukları ortadan kalkmasına yardım ediyor. İyileşme ise 5 ile 7 günde tamamlanıyor.

Plexr uygulaması avantajları nelerdir?

Günlük yaşantıya engel olmuyor, kolay ve kısa süreli bir uygulama ve pansuman gerektirmiyor.



Hizmetler

Akne İzi Giderilmesi Altın Maske Ameliyatsız Yüz Gençleştirme-V Shape Anti-Aging Bio Lifting Çatlak Bakımı Cilde Esneklik Kazandırma Cilt Analizi Cilt Bakımı Cilt Bakımı-Akneli Cilt Bakımı-Fresh Havyar Cilt Bakımı-İnci Maskeli Cilt Bakımı-Oksijenli Cilt Gençleştirme Cilt Sıkılaştırma Cilt Toparlama Dermapen Dermaroller Doğum Lekeleri Dudak Üstü Bakımı
Enerpeel Göz Çevresi Bakımları Epilasyon G5 zayıflama Gençleştirme Göz Çevresi Bakım Göz Çevresi Morluğu Bakımı Gözenek Sıkılaştırma Hücre Yenileme Hyaluronic Bakım Kırışık Bakımı Kök Hücre Uygulaması Kolojen Bakımı Leke Bakımı Leke Giderme Lifting Bakım Makyaj Makyaj Eğitimi-Profesyonel Makyaj Kursu Makyaj-Dayanıklı Makyaj Makyaj-Düğün Makyajı
Makyaj-Gelin Makyajı Makyaj-Günlük Makyaj Makyaj-Mezuniyet Makyajı Makyaj-Porselen Makyaj Makyaj-Sahne Makyajı Makyaj-Tiyatro Makyajı Makyaj-TV Makyajı Maske-Oksijenli Oksijen Bakımı Peeling Peeling-Bitkisel Peeling Saç Sıklaştırma Sistemleri Saç Sorunları Çözümleri Saç Tipine Göre Bakım Saç Yerleşim Sistemleri Selülit Bakımı Sivilce Bakımı Yosun Bakımı Yüz Hatlarının Belirginleştirilmesi Yüz Toparlama

Özellikler

Kablosuz İnternet

Çalışma Saatleri

Pazartesi 08:00 - 20:00
Salı 08:00 - 20:00
Çarşamba 08:00 - 20:00
Perşembe 08:00 - 20:00
Cuma 08:00 - 20:00
Cumartesi 08:00 - 20:00
Pazar KAPALI

Harita

Video

Genel Bilgi Yazısı

Saç ekimi nedir?

Saç ekimi, saç olan bölgeden alınan saç köklerinin saçsız bölgeye nakledilmesidir (ototransplantasyon). Saç ekimi, sağlıklı ve güçlü saç köklerinin ömür boyu dökülmeyen alan diye tabir edilen ense ve kulak üstünden alınarak seyrelmiş yada tamamen açılmış bölgeye nakil işlemidir. İşlem saç nakli diyede tabir edilmektedir. Başın yan ve arka bölgesinde yeterince saçı olan herkes saç ekimi için uygun adaydır. Bu kişilerde FUT, FUE yöntemlerinin her ikiside kullanılabilir. Saç, nakli cerrahisinde hızlı ve başarılı gelişmeler sayesinde işlem kaliteside doğru orantıda artmıştır. Ciddi ve titiz çalışma sonunda çok doğal bir görüntü ortaya çıkmaktadır. Saç nakli, arzu edilen her yaşta uygulanabilir.

Şeker hastalığı, yüksek tansiyon, diyaliz gerektiren böbrek yetmezliği, ağır karaciğer ve kalp hastalarına uygulanmamaktadır. Saç ekimi ağrısız ve acısız bir işlemdir. Lokal anestezi denilen bölgesel uyuşturma tekniği ile ekim yapılır. Anestezinin etkisi işlem boyunca devam eder. İşlem sonrasında ekim yada alım yapılan bölgede hiç bir ağrı, acı, şişlik olmaz.

Saç Ekiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler?

Saç Ekimi yaptıracak olan kişinin başvuru yaptığı yer mutlaka hastane veya ameliyathanesi olan tıp merkezi olmalıdır. Güzellik salonları, apartman dairesi, merdiven altı yerler olmamalıdır. İşlemin başında mutlaka Uzman Doktor bulunmalıdır ve ekip olarak işlem yapılmalıdır. Sağlık bakanlığının da yönetmenliğinde bulunan yasal olarak gereken şartları yerine getirmiş merkezlerde işlemin yapılması gerekir. İşlem yapılacak olan ortamın ve kullanılacak olan ekipmanın dezenfeksiyonuna ve sterilizasyonuna dikkat edilmesi gerekmektedir.

Kullanılan malzemelerin tek kullanımlık olmaları bulaşıcı hastalık kapma yönünden büyük önem taşır. Hastanede yapılan işlem esnasında olası bir olumsuz gelişmeye müdahale edilebileceği için apartman daireleri yada bu işle alakası olmayan yerlerde yaptırmanız ciddi anlamda sıkıntıya sokabilir. Sizlere bu işleme yapan kişinin garanti vermesine dikkat ediniz. Alınan greft/doku sayısını mutlaka sayacağınızı söyleyin sayması çok basittir. Bu işlemi yapan yerlerde bu sıkıntılar genellikle yaşanmaktadır. 3000 greft saç ekileceğini söyleyip 1000 tane alınırsa bunu nasıl bilebileceğinizi sorun. Daha öncesinde saç ektiren hastaların örnek fotoğraflarını inceleyin. İnternetten indirilme fotoğraflarsa itibar etmeyiniz gerekirse ekim yaptıran kişilerle telefonda da olsa görüşün Merkezin kaç yıldır bu işi yaptığını ve görüştüğünüz kişinin bizzat kendisinin bu işi yapıp yapmadığına dikkat edin ekibe bırakılan kişiler yada dışarıdan ekip çağırılarak yapılan ekimler olumsuz sonuçlar verebilir bunlara dikkat etmeniz gerekmektedir.

Saç Ekimi Kimlere Nasıl Uygulanır?

Saç ekimi, açık alanı olan herhangi bir rahatsızlığı olmayan herkese uygulanabilir. Kalp,şeker,karaciğer yetmezliği,böbrek yetmezliği v.s rahatsızlığı olan hastalara uygulanmaz. Bu sebeple hastaların mutlaka saç ekimi öncesinde muayene olması ve gereken tahlil ve tetkiklerin yapılması gerekmektedir. Saç ekimi yapılacak kişiden ense bölgesinden çıkartılır uygun ortamda muhafaza edilir. Özel bir kalemle ön hat çizgisi belirlenmelidir bu çok önemli olup özellikle girinti ve çıkıntı verilmesi gerekir ki düz bir sıra halinde gözükmemesi için. Alınan kök sayısı kadar açık olan bölgeye ince iğnelerle tek tek kanalcıklar açılır ve alınan kökler çok hassas bir şekilde yerleştirilir. Daha detaylı bilgi için dünya saç Dünya Saç Örgütü"nün www.ishrs.org Sitesine girip bakabilirsiniz.

Doğal Saç Ekimi

Fue yöntemiyle saç ekimi yapılırken doğal bir saç ekimi yapılmasına dikkat edilmesi gerekir. Doğal saç ekimi ön hat çizgisinin yani saç ekiminin başlangıç yerini iyi tespit edip çizgisini doğal bir açı ile girinti ve çıkıntı vererek çizmek gerekir. Fue tekniğinin doğal bir görünüme sahip olabilmesi için saç köklerinin yerleştirilecek bölgelere yine açısını doğal saçların açısıyla aynı yönde kanallar açıp ön çizgiye girinti ve çıkıntı vermek gerekir.

Saçların yerleştirilmesi olayı bu konuda çok yanlışlıklar yapılıyor ve ön çizgisi kişilerin düz ve dik çıkan yönsüz çıkan halk arasında çim adam diye tarif edilen manzarayla karşılaşılıyor. Ekim işleminde daha öncesinde ayrılan tekli köklerin ön 2 veya 3 sıraya ekilmesi 2 li ve 3 lü köklerin arka kısımlara ekilerek daha sık doğal ve hacimli bir saça sahip olursunuz. Doğal saç ekimi saç ekimi yaptıracak kişilerin mutlaka dikkat etmesi gereken konudur.

Saç Hastalıkları

Vücudumuzun sağlığına nasıl dikkat ediyorsak dış görünüşün en önemli unsurlarından saçlarımızın sağlığına da aynı özeni göstermeliyiz. vücudumuz hastalanıyor da saçlarımız hastalanmıyor mu? tabi ki saçlarımız da canlı ve onların da hastalanması söz konusu.

Saçlı deride kaşıntı, kepeklenme, yara, saç dökülmesi ve seyrekleşmeden şikayet ediyorsanız sizin de saçlarınız hasta olabilir. kaşıntı aslında başlıca saç sorunudur. kaşıntıya neden olan bazı faktörler; bitlenme, saç egzamaları ve diabetes mellitus yani şeker hastalığıdır. kepeklenmeye sebep olan hastalıklarsa saç egzaması, sedef hastalıkları, sinirsel egzama ve mantar hastalığıdır.

Tedavi gerektirmeden önce bu hastalıklardan korunmak gerekir. en iyi korunma yolu temizlik ve hijyen kurallarına uymaktır. hijyen kurallarına uymanız bu hastalıkları geçirme ihtimalinizi düşürecektir.

Yine saç dökülmesi ve seyrekleşmesi de günümüzde önemli bir saç sağlığı sorunudur.

Saç dökülmesine neden olan en yaygın hastalıklar şunlardır:

* ateşli hastalıklar
* demir, protein ya da çinko eksikliği
* tiroid hastalıkları (tiroid bezinin az veya çok çalışması durumlarında)
* gebelik *şeker hastalıkları * karaciğer ve böbrek hastalıkları
* anemi * zayıflama için aşırı diyet
* kanser hastalıklarının seyrinde bazı ilaçlar ve kimyasal madde kullanımı (kemoterapi, radyoterapi)
* merkezi sinir sistem hastalıkları ve stres

Bunların dışında bir de kadınlarda görülen, erkeklerdeki olağan kelliğe benzer androgenetik alopesi mevcuttur. Bu duruma en çok over kistleri, hormonal bozukluklar ve andrenal tümörler neden olur. bu yüzden androgenetik tip alopesi çok iyi araştırılmalı ve tetkikleri yapılmalıdır.

Bölgesel saç dökülmesi de önemli bir saç sağlığı sorunudur. en sık rastlanan bölgesel saç dökülmesine örnek olarak mantar hastalıkları, saçkıran, bazı kozmetiklerin fazla kullanılması ve sürekli bir bölgeden saç koparılması gösterilebilir.

Saçkıran 1-2 cm çapında yuvarlak bir alanda ani saç dökülmesidir. bu tür saç dökülmesi bir bölgede olabildiği gibi birkaç değişik yerde, örneğin sakal, saç, kaş ve kirpiklerde de olabilir. saçkıranların asıl sebebi strestir. fakat bazı otoimmun ve cilt hastalarında da görülebilir. mantar hastalığıysa özellikle buluğ çağından evvelki çocuklarda ortaya çıkar. burada kırık saçlar içeren kepekli alanlar, kıl diplerinde kepek ve mantar birikimi üzerine iltihap bulunan ve kılların kolay çekildiği inflamatuar nodüler biçimde karşımıza çıkar. bu hastaların dışında bir de saçlı deride kıl, folliküllerinde tahribat yaparak dönüşümü olmayan saç dökülmesi oluştururlar. bunlar en çok doğumsal olurlar fakat enfeksiyon, fiziksel, tümöral ve diğer nedenlere de bağlı olabilirler

Yanık İzine Saç Ekimi

Fue yöntemi ile yanık izine saç ekim yöntemi; ciltte ve saçlı deride olan 2. derece yanıklar kısmen 3. derece yanıklarda tamamen kıl köklerinin ölümüne sebep olur. Yanık yeri iyileştiğinde geride incelmiş, pürüzsüz ve kılsız bir cilt ortaya çıkar. Özellikle kılların yoğun olduğu saçlı deri, bıyık, sakal gibi alanlarda bu yanık izi çok dramatik görünebilir. Çeşitli yöntemlerle cilt kaydırma ameliyatları yapılsada en doğru ve doğal sonuç FUE yöntemiyle elde edilir.

Sağlıklı Saçın Yapısı

Sağlıklı saç, merkezde bulunan dikey ve sağlam liflerin üzerine balık pulu gibi sıkıca yapışmış bir yapı ile karakterlidir. Balık pullarını andıran bu dış yapı içeride bulunan yağ dokusuna ne kadar sıkı sarılmışsa, saç dış etkenlere karşı o kadar iyi korunmuştur

Saç Niçin Dökülür?

Olağan Dökülme

Ömrünü tamamlamış saç kendiliğinden veya dış etkilerle (tarama, şampuanla yıkama, fırçalama, saça şekil verme çalışmaları) dökülür. Bunun yerine yeni saç çıkar. Günde ortalama 100 adet saç dökülür.

Stres

Ani, ciddi stres sonucu, Sevilen birinin ölümü, sevgiliden ayrılık, iş kaybı, gibi akut, ciddi stres halleri çarpıcı, hızlı, şiddetli saç dökülmelerine yol açabilir ve bu duruma stresle tetiklenen telojen effluvium denir.

İlaçlar

Pek çok ilaç saç büyümesi üzerine baskılayıcı tarzda etki yapabilir. Saç folikülleri yüksek oranda kan alan bölgelerdir. Vücuda giren herhangi bir ilaç kan yoluyla saç köküne gelir. Eğer ilaç uzun süre alınır ve yoğun bir biçimde saç köküne gelirse tüm saçlar dökülebilir.

Genetik Hastalıklar

Genetik hastalıkların önemli bir kısmında saç bulgularına rastlanır, ayrıca pek çok birincil saç hastalığında genetik faktörler etkilidir.

Tedavi Yöntemleri

İlaç : İlaç ile tedavi dökülen, tamamen yok olan saçlar üzerinde etkili değildir.Ancak dökülmekte olan cansız saçları kuvvetlendirmekte ve saç dökülme hızını yavaşlatmaktadırlar.

Saç Bakımı Önerileri:

Saçlarınızın, sağlıklı görünmesini istiyorsanız; ayda bir kestirin, ılık su ile yıkayın. Saçınız için en uygun şampuanı seçin. Saçlarınız, güneşe, rüzgara ve yüzme havuzu suyuna aşırı derecede maruz kalmasını önleyin. Havuzdan çıkar çıkmaz saçlarınızı şampuanla yıkayın.

Çok kuru saçlar; Şampuanı sadece ellerinizle, ıslak saçın diplerine dağıtın ve hafifçe yedirin. Durularken incelerek saçın içinden akacak olan şampuan, saçları temizlemek için yeterlidir. Böylece saçlarınızın biraz daha kurumasını önlemiş olursunuz.

Normal saçlar; Şampuanı dairesel hareketlerle saça yedirin, hemen ardından iyice durulayın. Eğer başınızda şampuan artığı kalırsa, saçlarınız matlaşır ve kurur. Kural şu: Şampuanlamak için harcadığınız sürenin üç misli süreyi durulamak için kullanın. Saçlarınızın ,durulandıktan sonra gıcırdar gibi olması gerekiyor

Çok ince saçlar; İnce telli saçlar, yağlı ürünleri kaldıramazlar. En iyisi, nemli (veya kuru) saçlara nemlendirici sprey sıkmaktır. Sprey, statik elektrik oluşmasını ve saç tellerinin 'uçuşmasını' engeller.

Saç ekiminden önce bilmem gerekenler:

Saç ektirmeye karar verip randevu aldıktan sonra ilk bir hafta alkol alınmamalıdır.aspirin kullanılmamalıdır.Dinlenmiş ve stresssiz bir şekilde gelmeniz gerekmetedir.

Anketlerde değişik tanımlamalar yapılmıştır "Aynalarla daha barışık yaşıyorum"

"Saçımı taramaktan eskisinden daha çok zevk alıyorum"
"Evlenemeyeceğim korkusu yaşıyordum artık evliyim"
"Yazın güneşte ne yapacağımı şaşırıyordum şapka taksam kompleks diyecekler takmasam yanıyor"
"Kışın tepemin donmasından sinir oluyordum takım elbisenin üstüne de bere takılmıyor ki"
"Eşim "önemi yok ben seni böyle seviyorum" derdi şimdi daha çok sevdiğini söylüyor.
"Kızımla alay ediyorlarmış babası kel diye gelsin de görsünler"
"Palyaçonun kafamı sıvazlayarak "kelltoşş" demesi karar vermemi sağladı sağolsun"
"Sanki konacak bir yer yokmuş gibi sinek gelip tam tepeme konardı yada bana öyle gelirdi"
"Denize şapkayla girmemi hep yadırgarlardı"
"yağmurda dolaşmak zevk değil eziyet olurdu"
"Kaşımak bile dert oluyordu sanki yaralanacakmış gibi gelirdi"
"Kaşlarım dökülse bu kadar sinir olmazdım"
"Yanlardan getirerek kapattığım kısım açılacak diye korkardım"
"Kel lakabımın geçerliliği kalmadı"
"Yağmur yağdığını ilk fark eden ben olmuyorum artık"

Saçın Rengini Ve Yapısını Neler Etkiler?

Saçın farklı renk ve tonları melanin pigmentasyonunun bir sonucudur. Saçtaki melanin esas olarak saçın etrafındaki melanositler tarafından üretilir. Saç, yaşla birlikte grileşir. Ancak gerçek gri saçlar ileri yaşlara kadar ender görülür; sıklıkla gri saçlar adı verilen saç, beyaz ve pigmentli saçın bir karışımıdır.

Saçın Yapısı

İnsanları birbirinden ayıran çok çesitli karakteristik özellikler vardir. Saç bu karakteristik özellikler içinde en çok çeşitlilik gösteren yapılardan bir tanesidir. Rengi, şekli, uzunluğu kişiden kişiye farklıdır. Tüm bu doğal çeşitliliğinin dışında insanlar, kendi zevk ve beğenileri doğrultusunda saçlarının görüntüsünü deşiştirerek dış görüntülerini tamamlayan bir parçası haline getirirler Kafa derisindeki binlerce farklı saç folikülü herhangi bir zamanda farklı aşamalarda bulunur. Saç her ay ortalama 1 cm kadar olmak üzere 2-6 sene boyunca sürekli büyür ve sonra 2-4 hafta boyunca büyümeyi durdurur. Bu süreden sonra saç dökülür, normalde her gün ortalama 100 saç dökülmektedir. Saç döngüsü çok yavaş bir süre olduğu için herhangi bir tedavinin yararının görülmesi zaman gerektirir.

Saç Çizgisi

Ekiminiz ne kadar sık olursa olsun,dümdüz olan bir saç çizgisi doğallıktan uzaklaştırır,yapay bir görüntü verir.Ekimde en çok dikkat edilmesi gereken unsurlardan biri saç çizgisidir. Saç Erkeklerde hafif V şeklinde gelen doğal bir saç çizgisi vardır ve bu saç çizgisinde herkeste farklı bir yön bulunmaktadır. Başarılı bir ekimde bu yöne dikkat edilerek ve saç çizginiz doğal zikzaklarla içli dışlı hatlarla karışık yapılarak doğal çiziniz oluşturulur. Kişinin yüz hattına göre ve kaşlarıda baz alınarak çizgi oluşturulur. Saç çizgisi saç ekiminin en zor ve sonucu belirleyen en önemli bölgesidir. Çünkü saç çizgisi kişinin aynaya baktığında ilk gördüğü bölgedir ve doğal olmayan görüntüler işlemin başarısızlığını kanıtlar. Bu açıdan doktor, saç çizgisi oluştururken mutlaka estetik prensiplere uymalıdır. Saçın doğal yapısı ile uyumlu ekim gerçekleştirilmelidir.

Saç Ekiminden Önce Araştırmanız Gerekenler

Size gösterilen montajlanmış resimleri değil mümkünse ekilen kişileri görün Ekim yapan ekiple tanışın ve eğitimlerini öğrenin İşi ucuza getirmeye çalışmayın(yoksa kalite düşebilir). Her bir kıl kökünü önemseyen ekibe ekim yaptırın(sizin için her kıl kökünün kıymetli olduğunu unutmayın) FUE yönteminde nerdeyse teknolojiye hiç yer yoktur bu sebeple sizi etkilemek amacıyla yapılan muayeneleri (saç analizi,bilgisayarlı saç analizi, dermatoskop,trikoskop vs) görmezden gelin. Saçlarınız seyrekse tam kelleşmeden ekim yaptırın böylece tam kel halinizi görmemiş olursunuz. Bir günde birden fazla saç ekimi yapılan yere ekim yaptırmayın, yoksa aceleye gelirsiniz. Girdiğiniz iş yerinin albenisinden etkilenmeyin.önemli olan yapılan iştir. Saçlı alanda yanık kıl köklerini etkileyecek kadar derinse saçlar çıkmayabilir,tek tedavi yöntemi saç ekimidir. Tek seansta ekilecek saç greft sayısı maksimum 3000 .3500 arasıdır.bunun daha fazlası mümkün değildir..

Saç Dökülmesi

Yaşlandıkça rengini ve formunu kaybeden saçların dökülmesinde stresten ateşli hastalıklara,gebelikten diyet yapmaya,testesteron hormonunun fazla salgılanmasına,genetik faktörlere bağlı bir çok nedenin etkili olduğu belirtiliyor.

Saç dökülmesi belli bir oranda tıbbi açıdan normal kabul edilir.Her gün 50 ,100 saç teli dökülmesi normaldir.Bunun üzerindeki oran tıbbi adı aleposi olan saç dökülmesine girer.

Saç dökülmesinin bilinen en yaygın sebebi genetik faktörlerdir.Bunun dışında hormonal ve çevresel faktörlerde etkilidir. Tüm toplumlarda saçlarla saç şekillerinin sosyal ve kültürel bir önemi vardır. Saç dökülmesiyle karşılaşan bir kişi, kendisini fiziksel ve ruhsal olarak zayıf görmeye başlayarak, bu durumdan kurtulabilmek için değişik yöntemlere başvurabilir. Ancak, saç dökülmesinin nedeni bulunmadan doğru bir tedavi şekli uygulanamaz. Uzmanların verdikleri bilgiye göre, sağlıklı bir insanda saçların yaklaşık yüzde 90'ı sürekli uzama halindedir. Bu büyüme evresi 2-6 yıl kadar sürebilir. Geriye kalan yüzde 10'luk kısım ise, 2-3 ay kadar süren dinlenme evresinde bekler. Bu dinlenme evresi sonucunda saçlar dökülür, dökülen saç köklerinden yeni saçlar büyümeye başlar ve döngü bu şekilde devam eder. Saç dökülmelerinin çoğu da işte bu normal saç büyüme döngüsünden kaynaklanır. Günde 50-100 adet saç telinin dökülmesi ise normal sınırlar içerisinde kabul edilir. Saç dökülmesinin nedenlerini bilmek hem bilinçli davranarak baştan bazı tedbirler almanızı sağlayacak, hem de bir sorun yaşadığınızda doğru tedavi şekli konusunda sizi yönlendirecektir. İşte sizi bu önemli sorundan kurtaracak saç dökülmesinin başlıca nedenleri.

Uygunsuz saç bakımı ve kozmetik ürün kullanımı: Uzmanlara göre; boya, renk açma, düzleştirme veya perma gibi yöntemler, uygun koşullarda yapılmazsa saça zarar verebiliyor. Bu yöntemlerin sık sık veya aynı anda uygulanması da saçı zayıflatıp kırılmasına neden olabiliyor. Saçı çeken atkuyruğu, örgü, sıkı lastiklerle toplama gibi saç şekillerinin de sıklıkla uygulanmaması gerekiyor. Çünkü saç diplerine etki eden sabit çekme kuvveti saç kaybına neden olabiliyor. Sık sık yıkamak, taramak ve fırçalamak ise saçı kırabiliyor.

Ailesel saç kaybı: Saç dökülmelerinin en sık rastlanan sebebinin kalıtsal özellik olduğunu bildiren uzmanlar, bu kalıtıma sahip olan kadınlarda saçlarda azalma görüldüğünü, ancak kellik oluşmadığını belirtiyor. Bu duruma 'erkek tipi kellik' deniyor ve 10-20-30'lu yaşlarda başlayabiliyor. Son zamanlarda yeni tıbbi tedavi seçenekleri sunulmasına rağmen kalıcı bir düzelme sağlamanın saç transplantasyonu dışında henüz mümkün olmadığını ifade eden uzmanlar, hasta için uygun olacak yöntemin doktor tarafından seçilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Alopesi areata: Bu tip saç kayıplarında düzgün yüzeyli, para büyüklüğünde veya daha geniş yuvarlak yama tarzı alanlar oluşuyor. Nadiren tüm saç ve vücut kıllarında kayıp oluşabiliyor. Her yaşta görülebilen bu tip saç dökülmesini yapan neden bilinmemekle birlikte, birçok hastada saçlar daha sonra kendiliğinden büyüyor.

Mantar hastalıkları: Küçük yamalar halinde kabuklanmalarla başlayıp yayılabilen, saçlarda kırılma, saçlı deride kızarıklık ve şişlik, hatta sızıntıya neden olabilen mantar hastalığının çocuklarda daha sık görüldüğünü belirten uzmanlar, hastalığın mutlaka ilaçla tedavi edilmesi gerektiğini bildiriyor.

Büyük cerrahi girişimler ve kronik hastalıklar: Büyük cerrahi operasyon geçiren hastaların 1-3 ay içinde aşırı bir saç dökülmesi fark edebileceklerini belirten uzmanlar, bu durumun birkaç ay içinde geçebileceğini, ağır kronik hastalığı olan kişilerde ise saç kaybının ömür boyu devam edeceğini bildiriyor. Aynı şekilde, tiroid hastalığı da saç dökülmesi nedenlerinden biridir.

Saç Ekiminde Başarılı Olmanın Tüm Yönleri

FUE ve FUE plus tekniği konusunda deneyim Kullanılan alım- punch iğnelerinin çapının doğru seçimi 1 mm altındaki çaplarda yuvarlak iğne ekim tekniği ve FUE Plus'ta kullanılan 0.7-0.8 mm iğne seçimi Doktorun işine ve hastasına olan saygısı, hasta haklarına olan bağlılığı Ekibin devamlılığı ve uzun süredir birlikte olması Doktorun işine olan saygısı ve hastanın saç ekimi kararının onun hayatındaki çok önemli bir karar olduğunun farkında olarak, FUE tekniğine estetik bir sanat gözü ile bakması Saç ekimi odasının sessiz ve temiz olması İlk olarak özetlenecek teknik ve psikolojik altyapının kurulması geliştirilmesi ve doktorun deneyimi çok önemlidir.
Dermapen (mikro iğleneme)

Dermapen Nedir?

Dermapen gözeneklerin genişlemesi, çizgiler, kırışıklıklar, elastikiyet kaybı, sarkma gibi yaşlanma bulgularının ortaya çıkışını önlemek için uygulanan bir mikroiğneleme yöntemidir. Dermapen ile mikroiğneleme kişinin sosyal yaşamdan uzaklaşmadan ve doğal görünümünden uzaklaşmadan, herhangi bir yabancı maddenin enjekte edilmediği uygulamaları tercih ettiği durumlarda kullanılan bir tedavi yöntemidir. Cildin en üst tabakası olan epidermise zarar vermeden, soymadan, tahriş etmeden uygulanan bir yöntem olduğu için sonrasında cilt hassasiyeti gelişme ihtimali epidermisi zedeleyen yöntemlere göre hayli düşüktür. Geçmişi antik Çin tarihine kadar uzanan ve Çin prenseslerine anti aging (yaşlanma belirtilerini geciktirici, önleyici) amaçlı uygulanan mikro iğne sisteminin modern tıp ile birleştirilmiş hali olan dermapen uygulaması tüm deri tipleri için uygundur. İnce yapısı nedeniyle pek çok uygulamada dokunulmaktan çekinilen boyun bölgesinde de uygulanabilir.

Dermapen nasıl uygulanmalıdır?

Uygulama öncesinde ciltteki makyaj artıkları temizlenir ve cilt dezenfekte edilir. Hijyen kurallarına uyulan klinik ortamlarında uygulandığında ciddi bir risk taşımayan etkili ve güvenilir bir yöntemdir. Dermapen cihazının cilde dik olarak nazikçe girip çıkan ultra ince mikro iğneleri (0,02 mm) sayesinde deri yüzeyinde mikroskobik kanallar açılmasıyla cildin iyileşme mekanizmaları tetiklenmiş olur ve bu sayede kan dolaşımı hızlanmış olur.

Dermapenin etki alanları nedir?

Akne ve oluşturduğu izlerinin tedavisi.
Genişlemiş gözeneklerin küçültülme işlemi.
Güneşte hasar görmüş ciltlerin tedavisi.
Saç kaybı ve kellik tedavisinde.
Göz ve çevresinde yaşanılan problemlerin kullanımında ( Morluklar ve torbalanmalar gibi).
Boyun bölgesi ve dekolte alanlarında hafif kırışıklık ve sarkmalarda.
Stria (oluşan Çatlaklar) tedavisinde.
İnce çizgilenmelerin tedavisi ve oluşan derin kırışıklıkların hafifletilmesinde.
Skar (Kötü yara iyileşmesi) tedavilerinde.
Siğil tedavisinde.

Dermapen hangi sıklıkta uygulanmalıdır?

Ayda bir kez olmak üzere en az 4 seans olarak önerilir. Ayda bir kezden sık uygulandığında hastaya ek bir fayda sağlamadığı ve etkiyi arttırmadığı için seans aralıklarını kısaltmak anlamlı değildir.

Dermapen hangi durumlarda önerilmez? Aktif akne Uçuk ya da siğil gibi viral deri hastalıkları Şiddetli egzema ya da sedef hastalığı Kanama bozuklukları, kan sulandırıcı ilaç kullanımı Keloid gelişimine aşırı yatkınlık Kemoterapi ya da radyoterapi alan hastalar Dermapen tedavi süreci nasıl ilerlemektedir?

Dermapen cilt yenileme tedavi süreci, yapılan birçok farklı uygulamaya göre çok kısa sürede olumlu etkiler göstermekte. Yaklaşık olarak 1 ila 3 saat arasında uygulanan tedavi sürecinin ardından kısa bir süre sonra sonuçları cildinizde belirgin bir şekilde gözlemleyebiliyorsunuz. Uygulama aşamaları ise son derece özen isteyen bir tedavi yöntemidir. Vücudun herhangi bir noktasında oluşan doku kaybı ya da farklı sorunlar yaşayan bölgelere rahatlıkla uygulanabilmektedir. Dermapen tedavi yönteminin uygulandığı cilt bölgesinde doku gelişimi hızlı bir şekilde başlar ve kısa sürede tamamlanır. Tedavi yöntemi, kadın ve erkek ayırmaksızın her cilde uygulanabilen bir tedavi yöntemi olarak da bilinmektedir.

Tedavi sürecinin tamamlanmasının ardından iyileşme sürecide çok kısa sürmektedir. Tedavi yöntemini en cazip kılan özelliklerden birisi de budur. Bununla birlikte tedavinin uygulandığı bölgede kolajen üretimi yenilenir ve damarsal faaliyetler daha iyi çalışarak gelişir. Dermapen tedavi yöntemi, CE ve FDA kurumları tarafından onaylanmıştır.

Dermapen uygulamalartamamen profesyonel uygulamalardır ev kullanımı için üretilen cihazlar hastanın en ufak hatasında yarardan çok zarar oluşturur. Bu uygulamayı kullanım ayarları özellikle derinlik belirlenmesi mutlaka uzman tarafından yapılmalıdır.

Dermaroller
Dermaroller nedir?

Dermaroller, Türkiye'de ve dünyada "mesoroller" ve "microneedling" isimleri ile de bilinmektedir. Silindirik bir tamburun üzerine dizilmiş son derece ince, özel olarak hazırlanmış 162 adet çelik iğneden oluşur. İğnelerin simetrisi, yapıldığı materyal, silindirin üzerinde kalan ve deriye girecek olan kısmın derinliği, iğne sayısı önemli kriterlerdir. Doğru kriterlerle hazırlanmış, klinik olarak test edilmiş, CE Belgeli ilk ve "orjinal" ürün Dermaroller'dır. 2000'li yılların başından bu yana yaygın olarak kullanılan medikal bir alettir.

Dermaroller nasıl uygulanmalıdır?

Uzman kontrolünde kişiye özel olarak uygulanır. Cilt yüzeyi üzerinde gezdirilerek kullanılan dermaroller, üzerindeki iğnelerin deriye temas etmesiyle, alt tabakada yer alan ve cilt problemlerinin yoğunlukla görüldüğü dermis bölümünde mikro kanallar açar. Vücudumuz, açılan bu mikro kanalları yara gibi algılar ve kendini yenilemeye çalışır. Dermaroller aslında diğer kozmetik işlemlere göre basit bir yöntemdir. Dermaroller öncesi dermatoloğunuz oluşabilecek ağrıyı en aza indirmek için tedaviden yaklaşık yarım saat önce derinizi uyuşturacak lokal anestezik krem uygulayacaktır. Sonrasında antiseptik ile temizledikten sonra dermarolleri derinizde ritmik bir şekilde yukarı-aşağı, sağa-sola hareket ettirecektir. Bu işlem ortalama 20-30 dakika sürer. Bu işlemi takiben deride bir miktar kızarıklık ve kanama odakları oluşabilir. Bu durum işlem sonrası 2-3 gün devam edebilir. İşlem sonrası bir krem veya yatıştırıcı bir jel bu rahatsızlık durumunu giderebilir. Bunun için kollajen üretimine yardımcı olabilecek bir jel, krem veya losyon seçilmelidir. Dermaroller sonrası oluşan ince kanallar hızla kapanmaya başlayacağı için işlemden sonra 15 dakika içinde kollajen üretimini arttırabilecek çeşitli vitaminler, serumlar veya kremler uygulanmalıdır. Bu kanallar iğnenin çapına göre maksimum 24 saatte tamamen kapanır. Dermaroller sonrası güneş koruyucu kullanımı da tavsiye edilir.

Dermarollerın etki alanları nelerdir?

Akne (sivilce) ve akne izlerinin giderilmesinde; bazı tip saç dökülmelerinin tedavisinde; göz altı morlukları ve torbalarının tedavisinde; hamilelik, aşırı kilo alıp verme gibi durumlarda oluşan çatlakların tedavisinde; yaşlanmaya bağlı kırışıklıkların tedavisinde ve güneşe bağlı deri hasarının azaltılmasında; ameliyat, yanık ve yaralanma sonrası oluşan yara izlerinin tedavisinde; selülitin azaltılmasında dermaroller yöntemi kullanılabilir. Yine saç dökülmesi tedavisi veya selülit tedavisi gibi durumlarda tedavi ile birlikte yapılan dermaroller tedavinin etkisini arttırır. Cilde temas eden iğneler derinin üst tabakasından (epidermis) geçer ve daha alt kısımda bulunan derinin alt tabakasına (dermise) doğru çok ince kanallar açar. Bu kanalları vücut küçük yaralar olarak algılar ve buna karşılık kendini yenilemeye çalışır. Böylece deriye dolgunluk veren, esneklik sağlayan ve deriyi kuvvetlendiren kollajen ve elastik liflerin üretimi artar. Ayrıca bu kanallar yardımıyla cilde sürülen kozmetikler ve serumlar normal deriye uygulanmasına göre yaklaşık 100 kat daha iyi emilir.

Dermaroller hangi durumlarda önerilmez?

Sedef hastalığı, rozase (cilt kızarıklığı), egzema, aktif deri enfeksiyonu(siğiller, uçuk gibi), kabarık benler, çok aktif akne, deri kanseri, kötü yara iyileşmesi olan kişiler, kan sulandırıcı (antikoagülan) kullananlar ve bağışıklık sistemi baskılanmış olan kişilerde dermaroller uygulanmamalıdır.

Dermaroller ile ilgili bilmek isteyeceğiniz detaylar nelerdir?

Dermaroller silindiri üzerindeki iğneler titanyumdan yapılmıştır. Titanyum iğneler sivri oldukları için cilde giriş esnasında pek zorlanmaz, bu yüzden kısmen uzun ömürlüdür ancak hassastır. Kullanımına bağlı olarak belirli bir ömrü vardır ve kullanan uzman iğnelerin köreldiğini hissettiği zaman dermarollerı yeniler. Dermaroller herhangi bir kimseyle ortak kullanılmamalıdır, bakımı ve temizliği dikkatli yapılmalıdır.

Dermarollerdeki ince iğnelerin boyutu tedaviye cevabı etkiler.Uzmanınızın dermarollerin uygulanma amacına göre ve uygulama bölgesine göre sizin için en uygun boyutta iğneleri içeren dermarolleri seçecektir.

Dermaroller tedavisine başlanmadan önce tedavi sonuçları ile ilgili gerçekçi beklentilere sahip olunmalıdır. Örneğin kötü görünümlü, çok derin yara izinin tamamen kaybolmasını isteyebilirsiniz. Ancak bu tedavi yara izini tamamen yok etmeyecek, sadece görünümünü düzeltecektir. Hangi durumda ne kadar fayda görebileceğinizle ilgili tedaviye başlamadan önce uzmanınıza danışınız.

Buz başlıklı Diode (ütüleme sistemi epilasyon)

Buz lazerler 810 nm dalga boyundaki lazerlere verilen genel isimdir. Farklı markada ve farklı ülke kaynaklı diode ütüleme lazerler Türkiye'de kullanılmaktadır. Diode ütüleme lazerler diğer lazer sistemlerinden farklı teknolojik özelliklere sahiptir. Epilasyonda kullanılsa da birbirlerinden önemli farklar gösterirler. Diode ütüleme lazerler diğer lazerlerden daha derine inerler. Bu nedenle derin yerleşim gösteren kıllarda daha etkin tedavi, ütüleme tekniği ile de kolaylık sağlarlar.

Diode ütüleme lazerler diğer lazer cihazlarının görmediği ince siyah, daha çok yüz, sırt, kol, üst bacak bölgelerinde etkili lazerlerdir.. Tüm bölgeler ve sonuçlar değerlendirildiğinde diode ütüleme lazerler etkili lazerlerdir.

Diode ütüleme lazerlerin bir önemli avantajı da tüm cilt tiplerinde kullanılabilmesidir.
Cilt Bakımı

Profesyonel ürünlerle yapılan uzmanlar tarafından uygulanması gereken cildin ihtiyaçlarına uygun derinlemesine bakım işlemidir. Cilt tipine uygun ürünlerin doğru uygulanmasıyla ciltte;

akne sorunlarının giderilmesi
leke tedavisi
anti againg(yaşlanma karşıtı)
lifting uygulaması(kolojen bakım)
gözenek sorunu
pigment farklılığı(ciltte renk değişikliği)
kuru,karma,yağlı ciltlere özel bakım
komedon tedavisi
yüz masajı
peling (arındırma)
yüksek frekans (cilde kızılötesi ışınlar göndererek cilde bu ışınlar sayesinde dezenfekte,sıkılaştırma ve toparlama)
ozon bakımı
buhar bakımı
altın bakımı (özel günlerde kullanıma uygun altın gibi parlayan cilt bakımı) gibi bakımlarla ciltte çok daha güzel bir görünüm elde etmek ve cildin zamana karşı direnmesini ve hep genç kalmasını sağlamak mümkün.

Kimler Cilt Bakımı Yaptırmalıdır?

28 yaşına kadar her regli döneminde cilt kendini yeniler.Ancak 28 yaşından sonra ek uygulamalarla cildi beslemek ve düzenli bakımını yaptırmak gereklidir. Bunun için erken yaşta cilt bakımına başlamak gelecekte cildimizin daha iyi ve daha sağlıklı görünmesini sağlayacaktır.25 yaşından sonra herkes cilt bakımı yaptırmalıdır.

Cilt bakımını yaptıracak kişinin yaşı değil cilt yaşı çok önemlidir.örneğin 35 yaşındaki bir kişinin düzenli cilt bakımı yaptırmasıyla cilt yaşı 25 olabilir. Cildin yaşlanmasını tetikleyen dış faktörlere karşı korumada ancak düzenli cilt bakımlarıyla mümkün olabilir.bu dış nedenler ;

Düzensiz uyku
sigara ve alkol tüketimi
aşırı stres ve yorgunluk
hormonların ani değişmesi
hava kirliliği
yağlı yiyecekler

suyun az tüketilmesi gibi nedenlerle cilt zamana erken yenilebilir yada istenmeyen sorunlarla karşılaşılabilir.Tüm bunları engellemek ve cildinizi koruma altına almak zamana meydan okumak tamamen sizin elinizde.

Cilt Bakımının Amacı Nedir?

Cilt bakımının amacı sadece güzel görünmek değil; aynı zamanda ruh ve beden sağlığımızı korumaktır. Sağlıklı görünen bir cilt çevremizle olan ilişkilerimizin işteki performansımızın ayrıca moral eğrimizin yüksek olmasında çok önemli katkıları olacağı açıktır. Güzel sağlıklı görünen bir cilt, biliyoruz ki güzelliğin en önemli parçasıdır. Ayrıca cildimizin normal işlevini sürdürebilmesi için de cilt tipine uygun ürünlerle bakım yapmak son derece önemlidir.

Cilt Bakımı Neden Merkezlerde Yapılmalıdır?

Cildimizin ihtiyaçlarını bilmek doğasını anlamak ve doğru ürünle doğru uygulamayı yapmak bu konuda uzmanlaşmış olan kişilerin işidir. Unutulmaması gereken en önemli nokta bu iş yanlış uygulandığında sonucun daha kötü olacağıdır. Günümüz koşullarında ne yazıkki cildimizin ihtiyaç duyduğu şeyleri doğal yoldan temin edemeyeceğimiz gerçektir. Bu nedenle cildimizin ihtiyaçlarını ancak destek ürünlerini dışarıdan merkezlerde bulunan özel cihazlar yardımıyla uzmanlar tarafından sağlayabiliriz.

PRP tedavisi (kök hücre cilt gençleştirme)

Prp nedir ?

PRP, "PlateletRichPlasma-Platelet (trombosit, pıhtı hücresi) yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması" adı verilen tedavi yönteminin kısaltılmış ismidir. Yeni bir cilt gençleştirme yöntemi olan PRP uygulaması son yıllarda geliştirilmiştir. PRP yönteminde hastadan 8-20 cc kan alınarak santrifüj edilir. PRP tedavisinde elde edilen serum, mezoterapi gibi minik küçük miktarlarda ve yaygın olarak derinin içine enjekte edilir. Dokularımızda herhangi bir hasar oluştuğunda kanımız pıhtı hücrelerini bu dokuya toplayarak bir onarım süreci başlatır, PRP uygulamasının amacı hedef dokuya kan dolaşımı ile taşınabilecek olandan çok daha fazla sayıda pıhtı hücresi verebilmektir. Böylece hedef dokunun onarımı hızla ve güçlü bir şekilde başlar ve daha çabuk sonuçlanır. PRP yöntemi ile elde edilen serumdaki plateletlerin yoğunluğu kandakinden 2 ila 4 kat fazladır.

Prp uygulamasında amaç nedir ?

PRP tedavisinde hastanın tamamı kendine ait bir serum elde edilir. Elde edilen serumdaki pıhtı hücrelerinin ortalama yoğunluğu mililitreküpte bir milyon olarak ölçülmektedir. PRP tedavisinde pıhtı hücrelerinden, tüm yara iyileşmesi ve doku yenilenmesi süreçlerini başlatan, yaşamsal öneme sahip büyüme faktörlerini elde etmek amaçlanır. PRP yöntemiyle elde edilen serumdaki pıhtı hücreleri ve büyüme faktörleri, yeni kollajen oluşumunu ve hücreler arası maddeyi çoğaltarak cildi yenilemek üzere derinin alt dokularına yayılır.

PRP uygulamasında amaç nedir?

PRP tedavisinde hastanın tamamı kendine ait bir serum elde edilir. Elde edilen serumdaki pıhtı hücrelerinin ortalama yoğunluğu mililitreküpte bir milyon olarak ölçülmektedir. PRP tedavisinde pıhtı hücrelerinden, tüm yara iyileşmesi ve doku yenilenmesi süreçlerini başlatan, yaşamsal öneme sahip büyüme faktörlerini elde etmek amaçlanır. PRP yöntemiyle elde edilen serumdaki pıhtı hücreleri ve büyüme faktörleri, yeni kollajen oluşumunu ve hücreler arası maddeyi çoğaltarak cildi yenilemek üzere derinin alt dokularına yayılır. Lazer / peeling gibi uygulamalardan hemen sonra, derinin hızla yapılanmasını sağlamak, Deride yılların ve UV ışınlarına maruz kalmanın sonuçlarını geriye döndürecek biçimde kırışıklıkların düzelmesini, çöküntülerin giderilmesini, esneklik ve parlaklığının yeniden kazandırılmasını sağlamak, İyileşmesi uzun süren yara, çatlak ve deri niteliğinin zarar gördüğü durumların kontrolünü sağlamak

Uygulama hangi yollarla yapılmaktadır?

Bu uygulama yüz, boyun, dekolte, ellerin üstü ve bacak içleri, kollar, saçlı deri gibi cilt yenilenmesi gerektiren tüm alanlarda kullanılır. Gözaltı morluklarında ve leke tedavisinde iyi sonuçlar alınabilir. Derin kırışıklıklar için, PRP'ninotologtrombin ile bileşiminden oluşan karışım deri altına yapıldıktan hemen sonra bir jel haline dönüşür. Bu jel yoğun bir doku onarımı süreci başlatarak hacim kayıplarını giderecek bir etki gösterir. PRP jel sadece hacim kazandırıcı bir dolgu olarak etki göstermez, aynı zamanda da enjeksiyonun yapıldığı yeri çevreleyen dokunun aynısı olan yeni bir dokunun oluşumunu da başlatır. Bu dolgu materyali kişinin kendisine ait olduğu için alerji yan etkisi olmamaktadır

Pratikte PRP uygulaması nasıl yapılır?

Uygulamanın yapılacağı kişiden az miktarada 8-20 ml kan alınır, santrfüj cihazında plateletleri ayrıştırılır. Ayrıştırılan plateletler kitteki tüpün içersinde yoğunlaşıp birikir ve PRP denilen bir kan ürünü ortaya çıkar. Bu ürün (PRP) dolgu veya mezoterapi gibi yollarla deriye uygulanır, deriyi gençleştirici etkisi uygulamanın hemen sonrasında parlak ve canlı bir görünümle belirgin hale gelir. Bu tedavinin uygulanması ne kadar sürüyor? Özel bir koşul gerekiyor mu? Toplamda yaklaşık 10 dakikalık bir uygulamadır. Kolayca, acısız biçimde uygulanır. PRP uygulamasında kan alınmasından dolgu veya mezoterapi ya da maske uygulamasına kadar olan tüm işlemlerin teknik ve hijyenik nedenlerle aynı yerde yapılması gerekir. Plateletler bizim kanımızda serbest halde dolaştığına göre neden yaşlanan dokuya kendiliklerinden gidip bu süreci başlatmıyorlar? Aslında kan dolaşımı ile dokulara ulaşan plateletler bunu belirli ölçüde yaparlar ancak genel olarak yaşlanmakta olan bir bedende bu tetikleme yeterli değildir. Bu nedenle plateletler yoğunlaştırılıp PRP haline getirilir ve hedeflenen dokulara; yüze, boyuna, ellere ve diğer alanlara uygulanır.

Deriyi en doğal biçimde yeniden canlandırır, yapılandırır. Kolay ve güvenli biçimde uygulanır. Sadece yeni kolajen oluşumunu değil, derinin tüm yaşamsal işlevlerini destekler. Kırışıklıkları ve çizgileri deriyi "doldurarak" değil "gençleştirerek" giderir. İlk uygulamadan sonrası sağlanan parlak sağlıklı görünüm bir süre sonra hafifçe gerileyebilir, bunun için ardışık uygulamalar yapılmalı ve genleştirici etkinin yığılmasını sağlamalıdır. 3 veya 4 uygulamadan oluşan kürler her 10-12 ayda bir kez tekrarlandığında kalıcı sayılabilecek kadar uzun etkili bir gençleştirici etkisi sağlanmış olacaktır.
Plexr nedır?

pLEXR, herhangi bir elektrik bağlantısı olmayan, son derece kullanışlı ve ergonomik olan, yüksek performanslı bir kablosuz cihazdır. Bu cihaz Sıkılaştırma, Rejuvenasyon, Biostimülasyon ve Yeniden Biçimleme amaçlı geliştirilmiştir.

15 yıldır Avrupa'da yaygın olarak kullanılan, birçok estetik cerrahi işleme alternatif olarak uygulanan CE belgeli bir uygulamadır. En önemli özelliği maddenin 4. Halini kullanıyor olmasıdır. Plexr, uygulamanın yapıldığı bölgede gaz halinde var olan su buharı ve azotu yüksek enerji ile plazma haline dönüştürür ve bu şekilde etki sağlar. Bu etkileşim sonucunda oluşan iyon bulutu, cilt yüzeyine etki ederek hızlı bir şekilde yenileme sağlamaktadır.

PLEXR UYGULAMA ALANLARI

1. Blefaroplasti (Ameliyatsız Göz Kapağı Estetiği)
2. Göz Altı ve Göz Çevresi Sıkılaştırma
3. Dudak Üstü Çizgiler
4. Yüz ve Vücut Sıkılaştırma
5. Leke Tedavisi
6. Karın Bölgesi Sıkılaştırma
7. Akne Tedavisi(aktif)
8. Fibrom, Ben, Siğil, Keloid, Ksantelazma( gözkapağı üzeri yağ bezeleri), Discheratoma ( ciltte renk tonu bozukluğu)Tedavisi
9. Her Renkte Dövmenin Çıkarılması
10. Akne ve Diğer Nedenlerden Kaynaklanan Skarların Düzeltilmesi
11. DilatePeriumbilikal(kilo alıp vermeye bağlı ortaya çıkan göbek etrafındaki) Çizgilerin Tedavisi
12. Stria (çatlak) Tedavisi

Plexr Uygulaması nasıl yapılır?

Öncelikle uygulamanın yapılacağı bölge antiseptik sıvı ile temizlenir. Ardından lokal anestezik krem sürülür, 20 dk. Beklenir. Süre tamamlanınca işlem uygulanır.

Plexr uygulaması ne kadar sürer?

Tedavinin uygulanacağı bölgenin boyutuna göre lokal anestezi sonrası 5 ile 20 dakika arasında bir zaman almaktadır.

Plexr uygulamasında ağrı-acı var mı?

Uygulamanın yapıldığı sırada ağrı-acı hissi oluşmuyor. Uygulama bittikten sonra ise çok hafif bir sızı hissi olabilmekte. Ancak bu his kesinlikle rahatsız edici boyutta değildir ve 1 ile 2 gün içinde tamamen geçmektedir.

Plexr uygulaması sonrası iyileşme süresi nedir?

Uygulama bölgesini güneş koruma faktörlü sıvı fondöten ile hem UV'den koruyor, hem de temizleme sırasında bölgede olabilecek ince kabukları ortadan kalkmasına yardım ediyor. İyileşme ise 5 ile 7 günde tamamlanıyor.

Plexr uygulaması avantajları nelerdir?

Günlük yaşantıya engel olmuyor, kolay ve kısa süreli bir uygulama ve pansuman gerektirmiyor.





Ankara GOP - EsteAnka Güzellik Salonu - Güzellik Salonları